SHARING INFORMATION in Turkish translation

['ʃeəriŋ ˌinfə'meiʃn]
['ʃeəriŋ ˌinfə'meiʃn]
bilgi paylaşmak
sharing information
to share knowledge
bilgi paylaşımı
information sharing
bilgi paylaşma
sharing information
to share knowledge
bilgi paylaşıyorsun
sharing information
to share knowledge
bilgileri paylaşıyorlar
sharing information
to share knowledge

Examples of using Sharing information in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
What are you doing? Sharing information with the firm.
Ne yapıyorsun? -Firmayla bilgi paylaşıyorum.
Sharing information with me?
Elindeki bilgileri benimle mi paylaşıyorsun?
Aren't we all sharing information here?
Hepimiz bilgi paylasmiyor muyuz?
How? Azan's sharing information using his neural interface.
Nasıl? Bilgi paylaşmak için, Azan sinirsel ara yüzünü.
She knows that sharing information like that keeps her on the Grayson payroll.
Böyle bir bilgiyi paylaşmanın onu Graysonın para ödeme listesinde tutacağını biliyor.
Sharing information is only gonna work to our advantage, yeah? If you wanna find your daughter?
Kızını bulmak istiyorsan… bilgi paylaşmak bize faydalı olur, tamam mı?
Will remove the cloak of attorney-client privilege, who comes forward subject to discovery. Sharing information with you making the testimony of any woman.
Sizinle bilgi paylaşımı yapmak, keşfe tabi bir kadının ifadesini almak herhangi bir kadının ifadesini almak, avukat-müvekkil gizliliğini kaldıracak.
We are prepared to offer you a life of luxury as servants in our royal court, for sharing information.
Bize hizmet etmek ve bilgi paylaşmak karşılığında Lüks yaşamı teklif etmeye hazırlanıyoruz.
Making the testimony of any woman who comes forward subject to discovery. Sharing information with you will remove the cloak of attorney-client privilege.
Sizinle bilgi paylaşımı yapmak, keşfe tabi bir kadının ifadesini almak herhangi bir kadının ifadesini almak, avukat-müvekkil gizliliğini kaldıracak.
The concept of only sharing information that operatives need to know isn't just used by intelligence agencies.
Ajanların bilmesi gereken bilgi paylaşma kavramı yalnızca istihbarat örgütleri tarafından kullanılmaz.
Sharing information with you making the testimony of any woman who comes forward subject to discovery. will remove the cloak of attorney-client privilege.
Sizinle bilgi paylaşımı yapmak, keşfe tabi bir kadının ifadesini almak herhangi bir kadının ifadesini almak, avukat-müvekkil gizliliğini kaldıracak.
They're like a sect, sharing information… Don't start with the sexist routine, please.
Bir tarikat gibi, bilgileri paylaşıyorlar… Cinsiyet ayrımcılığı rutinine başlama, lütfen.
Who comes forward subject to discovery. making the testimony of any woman will remove the cloak of attorney-client privilege, Sharing information with you.
Sizinle bilgi paylaşımı yapmak, keşfe tabi bir kadının ifadesini almak herhangi bir kadının ifadesini almak, avukat-müvekkil gizliliğini kaldıracak.
Who comes forward subject to discovery. making the testimony of any woman Sharing information with you will remove the cloak of attorney-client privilege.
Sizinle bilgi paylaşımı yapmak, keşfe tabi bir kadının ifadesini almak herhangi bir kadının ifadesini almak, avukat-müvekkil gizliliğini kaldıracak.
cloak of attorney-client privilege, making the testimony of any woman Sharing information with you who comes forward subject to discovery.
avukat-müvekkil gizliliğini kaldıracak. Sizinle bilgi paylaşımı yapmak, keşfe tabi bir kadının ifadesini almak.
Sharing information with you will remove the cloak of attorney-client privilege making a testimony of any woman who comes forward subject to discovery.
Onlarla evlendin. kim ortaya çıkarsa keşfe tabi. Sizinle bilgi paylaşımı herhangi bir kadının ifadesini yapmak avukat-müvekkil imtiyazını gizleyecek.
He has the Ratline-- I have the Survivors Hopeline-- genocide victims around the world sharing information.
Onda'' Gizli Hat'' varsa bende de'' Kurtulanlar Yardım Hattı'' var dünyanın dört bir yanındaki soykırım mağdurları bilgi paylaşıyorlar.
Assistant Director Mayfair caught you sharing information with David Wagner at the Brooklyn Historical Society, is that right?
Demek Müdür Yardımcısı Mayfair sizi Brooklyn Tarih Cemiyetinde bilgi paylaşırken yakaladı, doğru mu?
Who comes forward subject to discovery. Sharing information with you will remove the cloak of attorney-client privilege,
Sizinle bilgi paylaşımı yapmak, keşfe tabi bir kadının ifadesini almak herhangi bir kadının ifadesini almak,
I could beat the Truth Seeker, sharing information or simply the fact that you are my sister and I love you. you know, with a text or just.
sadece benim kız kardeşim olduğun gerçeği bilirsin, bir metinle ya da sadece bilgi paylaşıyorsun.
Results: 54, Time: 0.0396

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish