SHOULD BE ABLE in Turkish translation

[ʃʊd biː 'eibl]
[ʃʊd biː 'eibl]
edebilmesi gerekiyor
should be able
vermeliler
they should
after him
give
edebilmeli
should be able
it should
must be able
yapabilmeli
should be able to do
any
çıkabilmeliyim
olabilmeli
should
duyabilmem gerekiyor
should be able to hear

Examples of using Should be able in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Should be able to exchange somewhere.
Bir yerlerde takas edebiliyor olmalıyız.
Tom should be able to handle it.
Tom bunun üstesinden gelebilmeli.
You should be able to help us.
Bize yardım edebilmen gerekir.
I should be able to undo it.
Geri alabilecek tek kişi de ben olmalıyım.
We should be able to restore it.
Eski haline getirebiliyor olmamız gerek.
Other people should be able to enjoy.
Diğer insanlar daha çok eğlenebilir.
Should be able to get it working.
Çalışıyor olması gerek.
Yes, we should be able to.
Evet, biz gerekir.
I should be able to undo it.
Geri alabilecek kişi de benim.
To decide for themselves. Because I think the people should be able.
Çünkü insanlar kendileri için karar vermeliler.
Tom should be able to help Mary tomorrow morning.
Tom yarın sabah Maryye yardım edebilmeli.
Because I think to decide for themselves. the people should be able.
Çünkü insanlar kendileri için karar vermeliler.
Because I think the people should be able to decide for themselves.
Çünkü insanlar kendileri için karar vermeliler.
Creator given… should be able to be objective.
İçerik oluşturucu… yapabilmeli objektif olmak.
I just… I should be able to handle walkers like that.- Okay.
Böyle aylaklarla başa çıkabilmeliyim.- Ben sadece…- Tamam.
In a healthy relationship, a guy should be able to do what he wants.
Bence sağlıklı bir ilişkide, bir erkek arada sırada yapmak istediğini yapabilmeli.
I just… I should be able to handle walkers like that.- Okay.
Aylaklarla başa çıkabilmeliyim.- Ben sadece…- Tamam.
A man should be able to cook.
Bir erkek yemek yapabilmeli.
Tom should be able to handle that.
Tom bunun üstesinden gelebilmeli.
If Anne can have intercourse, I should be able to too.
Eğer Annein cinsel ilişkisi olacaksa benim de olabilmeli.
Results: 2952, Time: 0.0598

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish