SKEPTICISM in Turkish translation

['skeptisizəm]
['skeptisizəm]
şüphecilik
doubt
suspicion
indeed
surely
suspicious
verily
suspect
lo
skepticism
kuşkuculuk
doubt
suspicion
question
distrust
cynical
are skeptical
cynicism
şüpheciliğimi
doubt
suspicion
indeed
surely
suspicious
verily
suspect
lo
skepticism
şüphe
doubt
suspicion
indeed
surely
suspicious
verily
suspect
lo
skepticism
şüpheyle
doubt
suspicion
indeed
surely
suspicious
verily
suspect
lo
skepticism
şüpheci bir tavır seziyorum

Examples of using Skepticism in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Excited, but with a skepticism born out of countless disappointments.
Sevinirdim fakat, şüphelerim sayısız hayal kırıklığı ile sonuçlanırdı.
Guys, I understand the skepticism.
Beyler şüpheci davranmanızı anlıyorum.
I admit to some skepticism myself.
Kendi adıma şüpheciliği kabul ederim.
Where is your skepticism?
Şüpheciliğine ne oldu?
We need to maintain clarity of thought, healthy skepticism, and aggressive inquisitiveness.
Zihnimizi açık ve her türlü şüpheci ve agresif meraklılıktan uzakta sağlıklı tutmalıyız.
Your Honor, allow me to register my skepticism.
Sayın Yargıç, bana şüphelerimi gidermek için izin verin.
My skepticism and… objectivity wasn't needed,
Şüpheciliğime ve nesnelliğime gerek yoktu.
But your skepticism is to be expected.
Ama senin şüpheciliğin kabul görülebilir bir şey.
I appreciate your skepticism.
Şüpheciliğinizi takdir ediyorum.
Bernstein did acknowledge that he was influenced by Kantian epistemological skepticism while he rejected Hegelianism.
Bernstein, Kantçıların epistemolojik kuşkuculuğundan etkilendiğini kabul ederken Hegelciliği reddetti.
Tonight, I hope to erase that skepticism.
Bu gece o şüpheleri ortadan kaldırmayı umuyorum.
I hope to erase that skepticism. Well, tonight.
Bu gece o şüpheleri ortadan kaldırmayı umuyorum.
Well, tonight, I hope to erase that skepticism.
O şüpheyi kaldırmayı umuyorum. Pekala, bu akşam.
I hope to erase that skepticism. Well, tonight.
O şüpheyi kaldırmayı umuyorum. Pekala, bu akşam.
Hm. I admit to some skepticism myself.
Kendi adıma şüpheciliği kabul ederim. Hm.
I understand your skepticism, and this might not work.
Şüpheciliğini anlıyorum ve bu işe de yarayamayabilir.
I understand your skepticism, Fronsac.
Şüpheciliğinizi anlıyorum, Fronsac.
I can understand your skepticism but I know a way that can help the both of us.
Şüpheciliğini anlıyorum. Ama ikimize de yardımı olacak bir yol biliyorum.
I couldn't shake the skepticism, and I… I still can't.
Şüpheli bakışlara dayanamazdım hala da dayanamam.
Your skepticism made me dig deeper.
Şüpheciliğiniz derine inmemi sağladı.
Results: 162, Time: 0.0618

Top dictionary queries

English - Turkish