STRICT RULES in Turkish translation

[strikt ruːlz]
[strikt ruːlz]
katı kuralları
sıkı kurallar
kesin kuralları
katı kurallarımız
sıkı kurallı
sıkı kurallarımız

Examples of using Strict rules in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
There are strict rules.
Oh, lass. Lord Protector has strict rules.
Oh, kızım. Lord Protectorun katı kuralları vardır.
Tell them I'm the supervisor and that we have strict rules.
Onlara, benim buranın sorumlusu olduğumu ve katı kurallarımız olduğunu söyle.
If not, from now on give yourself strict rules.
Çünkü almadıysa artık kendine katı kurallar koymalısın.
About this. No touching. My girlfriend has strict rules.
Kızarkadaşımın bu konuda katı kuralları var.
In the clergy we have very strict rules about keeping secrets.
Kilise olarak, sır tutmayla ilgili katı kurallarımız vardır.
The plan sets forth strict rules intended to maintain Kosovo's multiethnic character.
Plan, Kosovanın çoklu etnik karakterinin korunmasına yönelik katı kurallar içeriyor.
So we had pretty strict rules in the house.
O yüzden evde katı kurallarımız vardı.
There are strict rules about giving gifts to members of the nominating committee.
Aday komitesine hediye yollamak hakkında çok katı kurallar vardır.
Like any other business the second-hand business has rules Martin, strict rules.
Her işte olduğu gibi, ikinci el işinde de katı kurallar vardır Martin.
Very strict rules.
Çok katı kurallardır!
Intelligence follow strict rules.
İstihbaratın kuralları katıdır.
We adhere to strict rules to ensure things don't get out of control.
İşler kontrolden çıkmasın diye katı… kurallara bağlı kalıyoruz.
The punishment for not complying with the strict rules ranges between 8,000 and 10,000 euros.
Katı kurallara uymayanlara 8 ila 10 bin avro para cezası verilecek.
I have a reputation to think of. There're strict rules.
Korumam gereken bir itibarım var, katı kurallarla.
Though I haven't been out of my room in 3 years… I keep strict rules here.
Yıldır odamdan dışarı çıkmadığım için burada katı kurallarım var.
Chen-style kung fu has very strict rules to take apprentices.
Chen jia kung-fusunun çok sıkı kuralları vardır.
You see the government here has rather strict rules about diving.
Gördüğünüz gibi, hükümet burada dalmayı sıkı kurallara bağlamış.
I have really strict rules about dating.
Çıkmak hakkında çok sıkı kurallarım vardır.
They have strict rules about these things.
Onu bu şeyler hakkındaki katı kurallarından etkilemeliyim.
Results: 130, Time: 0.0456

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish