SUSPENDING in Turkish translation

[sə'spendiŋ]
[sə'spendiŋ]
askıya
hanger
love
sling
strap
suspenders
rack
uzaklaştırma
to get away
away
to walk away
step away
to move away
to alienate
alınması
offense
offence
to be taken
açığa almakla
cezasının teciline

Examples of using Suspending in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Actually I spent half of the evening talking her out of suspending you for calling her"gym bitch.
Aslında, akşamımın yarısı ona'' sporcu kaltak'' dediğin için seni uzaklaştırmamaya ikna etmekle geçti.
Montenegrin authorities cited lack of evidence and conflicting testimony as their reasons for suspending an investigation into human trafficking.
Karadağlı yetkililer, insan kaçakçılığı üzerinde yürütülen soruşturmanın askıya alınma nedenleri olarak delil yetersizliği ve çelişkili ifadeleri gösterdi.
Because we have convinced them that suspending you for a year was not in the best interest of your patients.
Lisansınızı tüm yıl askıya almalarının hastalarınız için iyi olmadığına ikna oldular. Bir şansımız daha var Dr. Turner.
The EC may propose suspending the visa-free regime if the situation worsens, and will report regularly
Durumun daha da kötüye gitmesi halinde vizesiz seyahat rejiminin askıya alınmasını önerebilecek olan AK,
So I ruined almost every door at my parents' house by tying belts to my wrists and suspending myself from the door as I was lifting my feet off.
Sonuçta ailemin evindeki hemen hemen her kapıyı mahvettim bileklerime bağladığım kayışlarla by tying belts to my wrists kendimi kapıya asar ayaklarımı da yerden kaldırırdım.
The EC and several EU member states, including Britain, Italy and Sweden, are against suspending Turkey's EU talks.
AK ve aralarında İngiltere, İtalya ve İsveçin de yer aldığı çok sayıda AB üye ülkesi Türkiyenin AB üyelik müzakerelerinin askıya alınmasına karşı çıkıyorlar.
The league ended up suspending Cameron Raker so the state's attorney at the time, Peter Florrick.
Sezonun kalanı için, lig Cameron Rakerin askıya alınmasına son verdi.
What do you think about suspending Count Kim's webtoon until the assault case is over?
Kont Kimin çizgi romanını kavga olayı kapanıncaya kadar durdurma konusunda ne düşünüyorsun?
The league ended up suspending Cameron Raker for the rest of the season,
Sezonun kalanı için, lig Cameron Rakerin askıya alınmasına son verdi,… bu yüzden o dönemde,
Turkey suspended all military ties with the country, suspending also military contracts that were already under discussion.
Türkiye bu ülkeyle olan bütün askeri ilişkilerini askıya almış, ayrıca görüşülmekte olan askeri anlaşmaları da dondurmuştu.
In the shadows we began to fight… the unpredictable progress of the police roundups… severing the links that bound one group to another… suspending all meetings, all contacts, setting new liaison networks.
Polis baskınlarının önceden kestirilemez artışı grupların irtibatını sağlayan hatların kesilmesi tüm toplantıların, tüm bağlantıların askıya alınmasını yeni iletişim ağı kurma çabaları yüzünden mücadelemizi gizli saklı köşelerde vermeye başlamıştık.
the group learn that McIntyre has been investigating bizarre behaviour patterns in spider ecosystems, after suspending experiments with spiders at her laboratory.
ekibiyle tekrar birleşir ve beraber McIntyreın örümcek ekosistemlerinde tuhaf davranış kalıplarını araştırdıklarını, daha sonra laboratuvardaki örümcek deneylerini askıya aldığını öğrenir.
undermine the Serbian government, and federal Human Rights Minister Rasim Ljajic said suspending the SAA talks could have"a far-reaching, adverse effect on political stability and further democratic reforms.
federal İnsan Hakları Bakanı Rasim Ljajiç de SAA müzakerelerinin askıya alınmasının'' siyasi istikrar ve demokrasi reformlarının sürmesi üzerinde derinlemesine bir ters etki'' yaratabileceğini söyledi.
By suspending him.
Onu askıya alarak.
Suspending your campaigns?
Kampanyalarınızı askıya almak mı?
Suspending main propulsion drive.
Ana itici askıya alınıyor.
Suspending nitrogen supply!
Nitrojen takviyesi yedeğe alındı!
Suspending current tasks before calling.
Aramadan önce mevcut görevler askıya alınıyor.
Suspending membership in the Exchange-Rate Mechanism.
Döviz kuru mekanizmasında üyelikler askıya alınıyor.
I'm suspending our lessons.
Derslerimizi iptal ediyorum.
Results: 5494, Time: 0.0827

Top dictionary queries

English - Turkish