WE DECIDE in Turkish translation

[wiː di'said]
[wiː di'said]
karar
decide
decision
the verdict
determine
make
judgment
choice
resolution
agreed
judge
kararlaştırırız
decide
decision
the verdict
determine
make
judgment
choice
resolution
agreed
judge

Examples of using We decide in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Until we decide it's over.
Biz karar verene kadar, bitti.
We decide something, that's it.
Bir şeye karar verdik, o kadar.
We watch her and we decide what to do later.
Onu izlemek ve daha sonra ne yapılacağına karar.
Together we decide.
Birlikte karar verdik.
We decide what it gets to be.
Nasıl olacağına biz karar veririz.
If we decide to enroll your children.
Tabii çocuklarınızı okula kabul etmeye karar verirsek.
The day we decide on the shop, our partnership begins.
Dükkânı seçtiğimiz gün, ortaklığımız başlar.
We decide somethin', that's it.
Bir şeye karar verdik, o kadar.
Can we decide later?
Daha sonra karar verebilir miyiz?
And we decide to share all the money. On the bus, we talked about it.
Ve parayı paylaşmaya karar verdik. Otobüste konuştuk.
They will support whatever we decide in this room.
Bu odada vereceğimiz kararı destekleyecekler.
The moment we decide what the Web is, we have lost.
Webin ne olduğuna karar verdiğimiz an kaybederiz.
Then we see this bird sneak in, and we decide to come up.
Sonra bu herifin gizlice girdiğini gördük ve yukarı gelmeye karar verdik.
We can be who we decide to be.
Kim olmaya karar verdiysek olabiliriz.
We decide what's right and wrong.
Yanlış olduğuna karar veriyoruz. Biz neyin doğru veya.
We decide to go to the fields, to see how the work is done these days.
Işlerin bugünde nasıl yapıldığını görmek için. Tarlalara gitmeye karar verdik.
Shouldn't we decide what order you go in?
Hangi sırayla gireceğimize karar vermemiz gerekmez mi?
That we're gonna do a dragon- We decide.
Bir ejderha yapmaya karar verdik.
Parents? We decide.
Kararı biz veririz. Ailesi mi?
We decide to go missing for an hour.
Bir saat ortadan kaybolmaya karar verdik.
Results: 175, Time: 0.041

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish