WILL MAKE A DIFFERENCE in Turkish translation

[wil meik ə 'difrəns]
[wil meik ə 'difrəns]
bir fark yaratacağını
bir fark yaratacak
bir fark yaratacağına

Examples of using Will make a difference in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
You think that will make a difference?
Sence bu bir şeyi değiştirecek mi?
But do you think it will make a difference in your life?
Ama sizce bu hayatınızda bir fark yaratacak mı?
Over with! Do you really think this will make a difference?
Sence bu gerçekten bir fark yaratacak mı? Bitirelim!
Are you telling me that will make a difference?
Bir farkı olacak mı diyorsun?
Do you actually believe another day will make a difference?
Bir gün daha kazansan farklı mı olacak sanıyorsun?
Do you actually believe another day will make a difference?
Uzattigin bir günün gerçekten bir fark yaratacagina inaniyor musun?
It will make a difference.
Belki fark eder.
You think EEG amps and headbands will make a difference?
EEG yükselticileri ile saç bantlarının bir fark yaratacağını mı düşünüyorsun?
But it will make a difference.
Ama eminim ki hissedecektir.
I think it will make a difference.
Bence bu farkeder.
Maybe this will make a difference.
Belki bu sefer farklı olur.
But surely… And it's men like you that will make a difference.
Ama kesinlikle senin gibi adamlar farkı yaratacaklar.
Nothing any of you can say will make a difference.
Söyleyeceğiniz hiçbir şey bir farklılık yaratmayacak.
None of this will make a difference.
Bunların hiç biri bir fark yaratmayacak.
I hope moving up the coast will make a difference.
Umarim sahili bosaltmak bir fark yaratir.
Nothing I do will make a difference.
Yaptığım hiçbir şey fark yaratmaz!
I hope that my advice to you will make a difference.
Umarım tavsiyem sende fark yaratır.
Even one more day will make a difference.
Bir gün bile fark yaratabilir.
Perhaps your father's land bill will make a difference.
Belki babanın toprak yasası fark yaratır.
Nothing we say will make a difference.
Diyeceğimiz hiçbir şey fark ettirmeyecektir.
Results: 56, Time: 0.0476

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish