WILL SURELY in Turkish translation

[wil 'ʃʊəli]
[wil 'ʃʊəli]
mutlaka
must
surely
but
certainly
sure
have to
definitely
will
always
necessarily
10,99 11,118-119
edecektir şüphesiz
vereceklerdir de ki el-hamdü

Examples of using Will surely in English and their translations into Turkish

{-}
  • Ecclesiastic category close
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Certainly the devils inspire their proteges to dispute with you: If you obey them, you will surely become an idolater.
Doğrusu şeytanlar sizinle tartışmaları için dostlarına fısıldarlar, eğer onlara itaat ederseniz şüphesiz siz müşrik olursunuz.
then were killed or died, will surely be given a better provision by God,
Allah güzel bir rızıkla mutlaka rızıklandıracaktır. Allah, rızık verenlerin elbette
He leaves astray whom He wills, and He guides whom He wills. And you will surely be questioned about what you used to do.
dilediğini doğru yola iletir. Şu kesin ki sizler bütün yaptıklarınızdan sorguya çekileceksiniz. 10,99; 11,118-119.
God will surely reward the truthful for their truthfulness and punish the hypocrites, if He so wishes, or He may accept their repentance, for God is forgiving and merciful.
Çünkü Allah,( sözüne bağlı kalıp doğru olan) sadıkları sadakatlerinden dolayı mükafaatlandıracak, münafıkları da dilerse azaplandıracak veya tevbe( nasib edip tevbe) lerini kabul edecektir. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.
guides whosoever He please. But you will surely be questioned about what you used to do.
Şu kesin ki sizler bütün yaptıklarınızdan sorguya çekileceksiniz. 10,99; 11,118-119.
guides whomever He wishes, and you will surely be questioned concerning what you used to do.
dilediğini doğru yola iletir. Şu kesin ki sizler bütün yaptıklarınızdan sorguya çekileceksiniz. 10,99; 11,118-119.
God will surely reward the truthful for their truthfulness and punish the hypocrites, if He so wishes, or He may accept their repentance, for God is forgiving and merciful.
Çünkü Allah sadakat gösterenleri sadakatları sebebiyle mükafatlandıracak, münafıklara -dilerse- azap edecek yahut da( tevbe ederlerse) tevbelerini kabul edecektir. Şüphesiz Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.
whom He wills and guides whom He wills. And you will surely be questioned about what you used to do.
Şu kesin ki sizler bütün yaptıklarınızdan sorguya çekileceksiniz. 10,99; 11,118-119.
He lets go astray whoever He will, and guides whoever He will, and you will surely be called upon to account for all your actions.
dilediğini şaşırtır, dilediğini doğru yola iletir. Şu kesin ki sizler bütün yaptıklarınızdan sorguya çekileceksiniz. 10,99; 11,118-119.
He leads astray whom He will, and guides whom He will; and you will surely be questioned about the things you wrought.
dilediğini doğru yola iletir. Şu kesin ki sizler bütün yaptıklarınızdan sorguya çekileceksiniz. 10,99; 11,118-119.
Say:(As for) the death from which you flee, that will surely overtake you, then you shall be sent back to the Knower of the unseen
De ki:'' Sizin, kendisinden kaçtığınız ölüm, sizi mutlaka bulacaktır. Sonra görünmeyeni ve görüneni Bilene döndürüleceksiniz,
The death from which you flee will surely meet you, then you will be sent back to(Allah),
De ki:'' Sizin, kendisinden kaçtığınız ölüm, sizi mutlaka bulacaktır. Sonra görünmeyeni ve görüneni Bilene döndürüleceksiniz,
then is again wronged, God will surely come to his aid. God is merciful and forgiving.
gene aleyhine taşkınlıkta bulunulursa Allah yardım eder ona; şüphe yok ki Allah, suçları bağışlar, örter.
if he will not do what I order him, he will surely be imprisoned
andolsun, eğer o kendisine emrettiğimi yapmayacak olursa, mutlaka zindana atılacak
Say(unto them, O Muhammad): Lo! the death from which ye shrink will surely meet you, and afterward ye will be returned unto the Knower of the Invisible and the Visible,
De ki:“ Sizin kaçtığınız o ölüm var ya, o mutlaka sizi karşılayacaktır. Sonra da görünmeyen ve görünen ne varsa hepsini bilen Allahın huzuruna götürüleceksiniz,
Rochi will surely agree.
Rochi kesinlikle kabul edecektir.
They will surely come.
Kesinlikle gelecekler.
He will surely come.
Mutlaka gelecektir.
Tom will surely win.
Tom kesinlikle kazanacak.
I will surely die.
Ben kesinlikle öleceğim.
Results: 7511, Time: 0.0474

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish