YOUR RELEASE in Turkish translation

[jɔːr ri'liːs]
[jɔːr ri'liːs]
senin serbest
salıverilmen
your release

Examples of using Your release in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
This one's for your release.
Bu serbest bırakılman için.
Secure your release. It may be difficult to.
Serbest kalışını sağlamak zor olabilir.
I don't remember authorizing your release.
Taburcu edilmeni onayladığımı hatırlamıyorum.
Negotiating your release. SG-9
SG-9 ve ben, sizin serbest kalmanız için pazarlık yaptık,
Your release is an accidental escape.
Serbest bırakıIışın, kazara bir kaçış.
Your release is an accidental escape.
Serbest birakilisin, kazara bir kaçis.
We really did work tirelessly for your release.
Serbest bırakılman için vargücümüzle çalıştık.
Was to go to that restaurant after your release.
Sana yapilan ilk telkin… serbest kaldiktan sonra o lokantaya gitmendi.
Your release form. Garbage.
Salıverilme formun. Çöp.
The first was thinking your release was a police trap.
İlki, polisin seni bırakmasını tuzak sanmamızdı.
Are you aware that there is a massive campaign on outside, for your release?
Dışarıda serbest bırakılmanız için yekpare olmuş bir seferberlik olduğundan haberdar mısınız?
Prince of Puyo requested your release.
eski arkadaşım Kumwa seni serbest bırakmamı istedi.
I am trying to expedite your release.
Hızlandırmaya çalışıyorum. Serbest bırakılmanı.
Your release form. Garbage.
Çöp. Salıverilme formun.
one of her representatives, may consider your release willingly and to the rules.
Majesteleri ya da temsilcilerinden biri senin serbest bırakılmanı ve iyileştirilmeni göz önünde bulundurur.
You should know… the judge issued a warrant for Chardo after authorizing your release.
Haberin olsun. Hakim senin salıverilmene karar verdikten sonra Chardonun tutuklanması için emir çıkardı.
I really want to celebrate your release from jail, but I am on the hunt for red October.
Hapishaneden kaçışını kutlamak isterdim gerçekten ama kırmızı Ekim için avdayım.
Or where it finds you. You got to take your release where you find it.
Kurtuluşunu onu bulduğun yere götürmen gerekir… ya da onun seni bulduğu yere.
Your first suggestion, of course, straight after your release. was to go to that restaurant.
Sana yapilan ilk telkin… serbest kaldiktan sonra o lokantaya gitmendi.
may consider your release and rehabilitation much earlier than you imagine.
Majesteleri ya da temsilcilerinden biri senin serbest bırakılmanı ve iyileştirilmeni göz önünde bulundurur.
Results: 52, Time: 0.0453

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish