go
git
gidin
gidip
gidelim
yürü
gideriz
bakalım
dönün
gir on the way
geliyor
yolda
giderken
yol üstünde
yol
yol üzerinde
çıkarken leave
terk
ayrılmak
birak
bırak
git
gidin
çık
kalsın
terket
ayrılın when
zaman
ne
hani
iken
sırasında
derken
en
sırada
gelince
yaşındayken driving
sürücü
sürüş
bir sürüş
sür
arabayla
kullan
diski
sürün
götür
sürerim walking
yürüyerek
yürüyüş
yürüyün
yürürken
yürüyüp
bir yürüyüş
serbest
yürü
git
yürür müsün will
olacak
eder
edecek
olur
gelecek
verecek
yakında
birazdan
olacak mı
hemen going
git
gidin
gidip
gidelim
yürü
gideriz
bakalım
dönün
gir left
terk
ayrılmak
birak
bırak
git
gidin
çık
kalsın
terket
ayrılın went
git
gidin
gidip
gidelim
yürü
gideriz
bakalım
dönün
gir leaving
terk
ayrılmak
birak
bırak
git
gidin
çık
kalsın
terket
ayrılın goes
git
gidin
gidip
gidelim
yürü
gideriz
bakalım
dönün
gir drive
sürücü
sürüş
bir sürüş
sür
arabayla
kullan
diski
sürün
götür
sürerim
Biraz önce labirente giderken görmüştüm. I saw him walking towards the maze a little while ago. Giderken de… yanında bunu götüreceksin. Buradan gideceksin.This here, You leaving . what you take with you. Ahıra giderken seni One-Niner lar konusunda bilgilendireyim. I can give you the rundown on the One-Niners on the way to the Barn. Biz giderken dozu daraltabiliriz, tamam mı? We will taper the dosage as we go, okay? Evet, seni giderken izlememek, bu her şeyi çözer dimi. Yeah, that fixes everything, don't watch you leave . Trafik kamerası 8 Eylülde Montauk otoyolunda giderken kırmızı ışıkta geçtiğini yakalamış. Traffic cam shows him blowing through a red light on September 8, driving down Montauk highway. Gardiyanların çoğu El Chapoyu çamaşırhaneye giderken gördüğünü söyledi. Most of the guards' declared that they saw El Chapo walking towards the laundromat. Teğmen Wildman çalışmaya giderken , ben de tam olarak yemekhaneden çıkıyordum. I'm just getting ready to leave the Mess Hall when Ensign Wildman goes into labor. Bu sabah evden giderken … çok sessizdin. Teşekkür ederim. Thank you. You were very quiet leaving the house this morning. Bu konuyu havaalanına giderken konuşuruz. We will talk about it on the way to the airport. I will be there. Sanırım babamı giderken gördüm. Charlie? Charlie, um… I thought I saw my dad leave . Bu sabah işe giderken , otobanlar. Driving into work this morning, the freeways.Çünkü onu gördüm, öğle yemeğinden sonra, Healynin ofisine giderken . Cause I seen her, after lunch, walking to Healy's office. Eve giderken Minotaur var mı diye de baksana. Look out for those minotaurs on your drive home. Clark ses hızının üstünde giderken , 10 dakika içinde gidip dönebilir. When Clark goes supersonic, he can make the roundtrip in 1 0 minutes. Evet, evet, giderken onu da hallederim. Yeah, yeah, I will get it on the way out. Civarında ama Chihuahuaya giderken daha da artar. But there will be more by the time we reach Chihuahua. William seni bavulunla giderken gördüğü için çok üzülmüş. William was very upset to see you leave with your suitcase. Bay Tanner, Lanoriaya doğru giderken onu tanıdı. Mr Tanner spotted him driving through Lanoria.
Display more examples
Results: 2525 ,
Time: 0.0605