Examples of using Hapsetti in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
New Jersey, Seabrightta buzullar üç yunusu hapsetti.
Sonra Jack, denizin tanrısını buzdan bir hapishaneye hapsetti.
Amblem bizi hapsetti seni aptal.
Ben hücredeyim ve beni baban hapsetti.
Onları da oyuncağın üzerindeki katmanlara hapsetti.
Venüsü kaplayan bulutlar Güneşin ısısını hapsetti.
Hepsini taş bebeğin ayrı katmanlarına hapsetti.
Büyü beni buraya hapsetti.
John beni bu bedene hapsetti ve nasıl olduğunu görmeye geldim.
Finn beni bu bedene hapsetti. Artık beden değiştiremem.
Önce beni içine hapsetti, sonrada kendi kendine helikopteri düşürdü!
Lena, Reigni hapsetti ve sonra üzerinde biraz deney yaptı.
Farkında olmadan beni hapsetti. Küçük çocuk, kapıyı kapatarak.
Leydi Aethelflaedi hapsetti ama ben onu çıkardım.
Kim onu hapsetti? Senin torunun.
Aslında babam beni bu eve hapsetti, hiç kimse beni göremesin diye.
Yaratık. Sonra beni hapsetti.
Mark beni kendi servisinde hapsetti.
Sevgili kraliçesini koruyamadıkları için onları sonsuza dek hapsetti.
Sami, Leylayı bir odaya hapsetti.