Examples of using Sorumlu in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Felç olmasından hükümeti sorumlu tutuyor.
La Mancha Hava Limanı ihalesindeki sahtekârlığı bulmuşlar seni sorumlu tutuyorlar.
Hala bütün sorunları için Amyi sorumlu tutar.
Babasının ölümünden bizi sorumlu tutuyor.
Bakıyorum da, ödül parasının kendi payına düşenini çok sorumlu biçimde paylaşmışsın.
Hayır. Ethne, kendini sorumlu tutamazsın.
Sanırım Mollari mevcut durumundan beni sorumlu tuttu.
Jason hayatında başına gelen her şeyden beni sorumlu tutuyor.
Katılıyorum. fenomen hakkında yeterli bilgiye sahip değiliz. Sorumlu davranabilmek için bu.
Eminim onu çok seviyordun ve onun ölümünden kendini sorumlu tutuyorsun.
Galiba Susan bundan babasını sorumlu tuttu.
Babasının ölümünden beni sorumlu tutuyor.
Katılıyorum. fenomen hakkında yeterli bilgiye sahip değiliz. Sorumlu davranabilmek için bu.
Özür dilerim ama Chuckie Solun başına gelenlerden Batmani sorumlu tutamazsınız.
Hala bütün sorunları için Amyi sorumlu tutar.
Babasının ölümünden beni sorumlu tutuyor.
Katılıyorum. fenomen hakkında yeterli bilgiye sahip değiliz. Sorumlu davranabilmek için bu.
Özür dilerim ama Chuckie Solun başına gelenlerden Batmani sorumlu tutamazsınız.
Ortizin herşeyden karısının sorumlu olduğunu söylediğini belirtti.
Evet. Jason hayatında başına gelen her şeyden beni sorumlu tutuyor.