A GAP in Turkish translation

[ə gæp]
[ə gæp]
bir boşluk
void
space
a hole
emptiness
gap
a loophole
blank
empty
a cavity
an opening
bir açıklık
opening
loophole
a breach
vulnerability
deficit
exposure
one's open
an auction
one clear
arasında uçurum
bir boşluğu
void
space
a hole
emptiness
gap
a loophole
blank
empty
a cavity
an opening

Examples of using A gap in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Frances, there is a gap between these two smokers.
Frances iki bacanın arasında bir açıklık var.
Eating food after a gap of two days has its own charm.
Iki gün acliktan sonra yemek yemek daha da cazibeli oluyor.
There's a gap!
Şurada bir boşluk var!
Has one of them got a gap between the front teeth?
Ön iki dişi ayrık olan var mı?
There's a gap, there's a gap in the line.
Boşluk var! Sırada boşluk var.
It's too big a gap!
Aralarındaki boşluk çok büyük!
In fact, it's not a gap, because you have never had a normal career.
Aslında, bu boşluk değil, normal bir kariyerin hiç olmadı.
And I realize There's a gap in my memory.
Hafızamdan boşluklar var… ve burada olmamam gerektiğinin farkındayım.
There's a gap in my memory, and I realize I'm not supposed to be here.
Hafızamdan boşluklar var… ve burada olmamam gerektiğinin farkındayım.
There's a gap! What happened?
Ne oldu? Bir boşluk var!
There's a gap, isn't there?
Boşluk var, değil mi?
What does one do in a gap year?
Boş bir yılda bir insan ne yapar?
There's a gap in that gate.
Kapıda bir aralık var.
There's a gap in the plastic.- Yes?- Hey.
Plastikte boşluk var. -Hey.
Hey.- Yes? There's a gap in the plastic.
Plastikte boşluk var. -Hey.
Is that a gap in between the letters?
Harfler arasında boşluk mu var?
She has my voice and a gap between her teeth.
Benim sesimi almış ve dişlerinin arasında boşluk var.
Okay, first of all, what you call a gap was nearly three feet wide.
Peki, ilk olarak ufak dediğin boşluk yaklaşık 1.5 metre kadardı.
there's just a gap.
sadece bir aralık var.
There's a gap between me and most people.
Genelde insanlarla aramda bir uçurum vardır.
Results: 139, Time: 0.0474

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish