BEING FRIENDLY in Turkish translation

['biːiŋ 'frendli]
['biːiŋ 'frendli]
arkadaş olmak
to be friends
to become friends
be friendly
to befriend
to be friended
to be my buddy
dost olmaya
to be friends
to be friendly
bein friends
to befriend
to be buddies
arkadaşça
friendly
as friends
folksy
companionate
sıcakkanlılık
warm
friendly
the pinko
hot-blooded
warmhearted
arkadaşlık etme

Examples of using Being friendly in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Seeing how people work, what they do, being friendly.
Arkadaş olmak için. İnsanlar nasıl çalışıyor, neler yapıyor görmek için..
Enough. You know, just being friendly with a fellow traveler.
Ben sadece yolculuk arkadaşıma karşı nazik olmaya çalışıyordum. Yeteri kadar.
Just being friendly to somebody who's new in town.
Sadece kasabaya yeni gelen birine karşı dostça davranıyorum.
Because there is a difference between being a friend and being friendly.
Çünkü arkadaş olmakla, arkadaş canlısı olmak arasında fark var.
Just making conversation, being friendly.
Sohbet ediyorum. Yakın davranıyorum.
You know, like, talking and being friendly.
Bilirsin, şey gibi, konuşmak ve arkadaş canlısı olmak gibi.
Then add onions, capers, anchovies, diced parsley and tomatoes… Stop being friendly to him! All you do is sauté garlic
Arkadaşlık etme şununla! üzerine soğan, kapari, hamsi, rende maydanoz
onions in a pot, Stop being friendly to him! then add onions, capers, anchovies,
rende maydanoz ve domates… Arkadaşlık etme şununla! Tek yapman gereken tavada sarımsak
I was just being friendly, asking about glass eyes… which is a bona fide interest of mine… and all of a sudden.
Sadece dostça ilgimi çeken camgözlerden falan sorular soruyordum.- Birdenbire, bir randevum oldu.
But… clearly I'm doing something wrong. I- I try being friendly and nice.
Nazik ve arkadaşça olmaya çalışıyorum… ama bir yerde hata yaptığım çok açık.
I- I try being friendly and nice… but… clearly I'm doing something wrong.
Nazik ve arkadaşça olmaya çalışıyorum… ama bir yerde hata yaptığım çok açık.
Being friendly with Ally as a prophylactic. And Renee seems to be angry that Georgia is..
Renee dostça davranıp Allyyi kocasından… uzak tutmaya çalıştığı için, Georgiaya kızgın.
You know some people used to call her a tramp but that's not fair there's nothing wrong with being friendly.
Bazıları ona kaşar diyor ama haksızlar, arkadaş canlısı olmanın kötü bir yanı yok.
Everybody's friendly, the music's good,
Herkes arkadaşça davranıyor, müzikler güzel
So you don't want to talk or be friendly or keep each other company?
Yani konuşmak, arkadaş olmak ya da vakit geçirmek istemiyor musun?
When have we not been friendly?
Ne zaman arkadaşça olmadık ki?
I just wanna be friendly with her.
Sadece arkadaş olmak istiyorum.
I said we were friendly.
Arkadaşça davranalım dedim.
Could have been friendly.
Arkadaşça konuşabilirdik.
Talk to her, be friendly.
Onunla konuşmak arkadaş olmak.
Results: 45, Time: 0.062

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish