BUT BASICALLY in Turkish translation

[bʌt 'beisikli]
[bʌt 'beisikli]
ama temelde
but basically
but basic
but the basics
but fundamental
ama kısaca
but short
but be brief
but soon
but concise
but just
but shortly
ama esasen
ama özetle
ama esas olarak
ama genel olarak
but overall
but in general
but generally
but mainly
but for the most part
but basically
ancak kısacası
fakat basitçe

Examples of using But basically in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Partially, but basically.
Kısmen. Ama temelde.
But basically what it says is, I won't bore you with the details.
Detaylarla seni sıkmayayım ama temel olarak şöyle diyor.
But basically, it's all right.
Ama temel olarak, sorun yok.
It's somewhat complicated, but basically sound.
Karmaşık, ama aslında mantıklı.
But basically, it works the same way.
Ama temel olarak aynı şekilde çalışır.
But basically we can do with you whatever we want.
Ama temelde size ne istersek yapabiliriz.
I won't bore you with the details, but basically what it says is.
Detaylarla seni sıkmayayım ama temel olarak şöyle diyor.
But basically you. I mean, not you, Penny 40.
Ama aslında, sen. Penny 40.
It's a completely unconscious process, but basically that's what's happening.
Külliyen bilinçsiz bir süreç, ama temelde cereyan eden şey bu.
But basically I said'em, yeah.
Ama temel olarak söyledim, evet.
It's hard to explain, but basically.
Anlatması zor ama kısaca.
But basically is a good man.
Ama temelde iyi bir adamdır.
We're great friends, we love each other, but basically, we are roommates.
İyi arkadaşız, birbirimizi seviyoruz. Ama esasen oda arkadaşlarıyız.
But basically.
Ama temelde.
Yes, you paid me back, but basically you're out of work.
Evet, borcunu ödedin, ama esasen bir işin yok.
My ass, but basically I need to be you by tonight.
Kıçım kalıyor tabi ki ama, temelde bu akşama kadar senin gibi olmam lazım.
Well, a bit, but basically, not really.
Evet biraz. Ama temelde, çok da değil.
But basically it means that she can sense when someone's close to death.
Ama basitçe bu, biri ölmek üzere olduğunda bunu hissedebildiği anlamına geliyor.
It's complicated, but basically, the first person to shoot themselves wins.
Biraz karışık ama temelde kendisini ilk vuran kişi kazanıyor.
But basically I love being a woman.
Ama temelinde kadın olmaktan çok memnunum.
Results: 170, Time: 0.0652

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish