SO BASICALLY in Turkish translation

[səʊ 'beisikli]
[səʊ 'beisikli]
kısacası
in short
basically
so
simply put
in a nutshell
simply
point
in a word
meaning
yani temel olarak
so basically
i mean , basically
yani aslında
so basically
so actually
so in fact
well
so really
so essentially
mean , actually
so technically
so it's
i know it
yani kısacası
so basically
so in short
yani basitçe
so it's simple
yani özetle
yani esasen
so basically
so , essentially
yani esas olarak
so basically
mean basically
yüzden temel olarak
yani aslen
yani kabaca

Examples of using So basically in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
So basically, you select the spare parts!!
Yani aslında sen, yedek parçaları seçip topluyorsun!
So basically just stimulants?
Yani temel olarak sadece uyarıcılar mı?
So basically, dog parks are the new singles bars.
Yani kısacası, köpek parkları bir tür yeni bekar barları olacak.
So basically you're sorry because it didn't turn out.
Yani aslen senin istediğin gibi olmadı diye.
So basically, we just create, like, a molotov cocktail, except it doesn't explode.
Yani özetle patlamayan molotof kokteyli gibi bir şey yapıyoruz.
So basically you're lying your ass off the whole time.
Yani esas olarak durmadan yalan söylüyorsun.
Of being the majority stockholders. So basically, you're about 2,000 shares short.
Yani esasen en büyük hissedar olmanın 2000 hisse kadar uzağındasın.
So basically, making a few extra bucks is more important than your pal.
Arkadaşından daha değerli. Yani basitçe, birkaç dolar.
So basically, you select the extras.
Yani aslında sen, yedek parçaları seçip topluyorsun.
So basically, if you wanna be cool, take promicin.
Yani temel olarak, havalı olmak istiyorsan, Promisin vurun.
So basically you want me to do your dirty work for you.
Yani kısacası senin için kirli işlerini yapmamı istiyorsun.
So basically I want to ask.
Çok basit olarak sormak istiyorum.
So basically, you had an emotional affair.
Yani özetle, duygusal bir ilişkin varmış.
So basically you're lying.
Yani esas olarak durmadan yalan söylüyorsun.
So basically you're sorry because it didn't turn out the way you wanted.
Yani aslen senin istediğin gibi olmadı diye.
Starting to think So basically, I'm… this is my fault.
Yani aslında… bunun benim suçum olduğunu düşünmeye başladım.
So basically what you're saying is this whole show is all about the ratings?
Yani temel olarak bu şovun tamamen reyting üzerine mi olduğunu söylüyorsunuz?
So basically, to make a long story short.
Yani basitçe, uzun lafın kısası.
Any thought you have, I own it, so basically, I own you.
Aklında geçen her şeyin sahibi benim. Yani esasen ben senin sahibinim.
So basically somebody hijacked the world's most powerful tracking technology.
Yani kısacası, birileri dünyanın en güçlü silahını ele geçirdi.
Results: 224, Time: 0.0575

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish