DELAYED in Turkish translation

[di'leid]
[di'leid]
gecikmiş
to be late
delay
lateness
tardy
takılacak
to hang out
delayed
goes
worn
gonna hook up
you get stuck
geç
late
get
rötarlı
delay
gecikmeli
to be late
delay
lateness
tardy
geciktirdi
to be late
delay
lateness
tardy
gecikti
to be late
delay
lateness
tardy
ertelenen
ertelendiler
rötar
delay

Examples of using Delayed in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Delayed due the unfortunate events.
Son derece talihsiz olaylar yüzünden ertelendi.
Justice delayed is justice denied,
Ertelenmiş adalet, adalet değildir
Shall we advance any money at all, Mr. Stryver? Advices are delayed.
Tavsiyeler gecikti. Hiç değilse avans verseniz Mr. Stryver?
Oh, no… Delayed Action Mouse Maker potion!
Oh, hayır. Gecikmeli Aksiyon Fare Yapıcı iksiri!
Just delayed. I bluffed a little bit.
Sadece ertelendiler. Küçük bir blöf yaptım.
The sequestration last year delayed a lot of people ahead of me.
Geçen yılki ayırma, önümdeki birçok insanı geciktirdi.
Delayed due to most unfortunate events.
Son derece talihsiz olaylar yüzünden ertelendi.
To what day shall they be delayed?
Ertelenmiş oldukları gün için?
Advices are delayed. Shall we advance any money at all, Mr. Stryver?
Tavsiyeler gecikti. Hiç değilse avans verseniz Mr. Stryver?
Flights to Anaconda, Chile, are delayed several hours.
Birkaç saatlik rötar olacaktır. Anaconda, Chile.
Should be increased 250 milliseconds. That would mean that this delayed parameter.
Bu da demek oluyor ki gecikmeli parametre… 250 millisaniye daha fazla olmalı.
Just delayed.
Sadece ertelendiler.
The bad weather delayed the plane for two hours.
Kötü hava uçağı iki saat geciktirdi.
We don't know. Delayed everybody's vacation plans.
Bilmiyoruz. Herkesin tatil planı ertelendi.
There's a lot of delayed grief, pent-up confusion, misplaced feelings.
Pek çok şey var. Ertelenmiş acı, kafa karışıklığı, yanlış yönlendirilmiş duygular.
Delayed onset PTSD can cause violent outbursts brought on by seemingly minor events.
Gecikmeli başlayan PTSD, önemsiz gibi görünen olayların getirdiği şiddet patlamalarına neden olabilir.
Traffic delayed the fire trucks' arrival.
Trafik yüzünden itfaye araçlarının gelmesi gecikti.
The bad weather delayed the plane.
Kötü hava uçağı geciktirdi.
Flights to Anaconda, Chile, are delayed several hours.
Anaconda, Chile birkaç saatlik rötar olacaktır.
Just delayed. I bluffed a little bit.
Küçük bir blöf yaptım. Sadece ertelendiler.
Results: 333, Time: 0.0855

Top dictionary queries

English - Turkish