DRAINED in Turkish translation

[dreind]
[dreind]
boşaltılmış
to come
cum
cumming
wasn't spooged
kurutmuş
akıttıkları
süzülmüş
floating
gliding
percolate
bırakılmanın
drained
to be left
drene
drain
emilmiş
absorbed
drained
emitted
tüketti
consuming
depleted
consumption
eating
exhausting
boşaltmış
to come
cum
cumming
wasn't spooged
süzüldü
floating
gliding
percolate
boşalmış
to come
cum
cumming
wasn't spooged
kurutmayı

Examples of using Drained in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
If we don't start the proton bursts, we will be drained in 30 minutes.
Proton patlamalarına başlamazsak otuz dakika içinde, boşalmış olacağız.
While the moonlight is in the midnight alignment! They must be drained now!
Ayışığı gece yarısı sıralandığında… kurumuş olacaklar!
So the second wave of Jews drained the swamps and… Sorry, I just need five minutes.
Pardon 5 dakikanızı alacağım. Yahudilerin ikinci dalgası bataklıkları kuruttu.
So the second wave of Jews drained the swamps and.
Yahudilerin ikinci dalgası bataklıkları kuruttu.
Settlers who drained the marshes wore black boots.
Bataklıkları kurutan göçmenler siyah çizmeler giyiyor.
Drained or not, they will never let you go.
Kurutulmuş ya da kurutulmamış, seni asla bırakmazlar.
This is as big as the needle that drained Bjørn's blood.
Bjørnun kanının boşaltıldığı iğneyle aynı.
He needs the fluid drained, but because of his hemophilia.
Sıvının boşaltılması lazım, ama hemofili olduğu için onu kurtarmaya çalışırken öldürebilirim.
You were on death's door. After nocturna drained your blood.
Nocturna kanını kuruttuktan sonra ölmek üzereydin.
But I drained that swamp.
Ama ben o bataklığı kuruttum.
The Spaniards actually drained the lake.
Aslında o gölü yine İspanyollar boşaltmıştı.
And those zombies are just the poor souls you drained.
Ve bütün o zombiler de sizin kuruttuğunuz zavallı ruhlar.
Someone drained the marsh.
Birisi bataklığı boşalttı.
Lovely. It's finished, you will be… all fully drained and… Great.
Harika. Bitti ve sen de… tamamen boşaltabileceksin.
It's finished, you will be… all fully drained and… Great.
Bitti ve sen de… tamamen boşaltabileceksin. Harika.
Well… my ex drained my bank account.
Benim eski kocam da banka hesabımı boşalttı.
The power must have been drained by the entity.
Güç varlık tarafından emilmiş olmalı.
I'm feeling a little drained.
Biraz bitkin hissediyorum.
Just feeling a little drained.
Biraz bitkin hissediyorum sadece.
I feel really drained.
Gerçekten bitkin hissediyorum kendimi.
Results: 121, Time: 0.072

Top dictionary queries

English - Turkish