EAVESDROPPING in Turkish translation

['iːvzdrɒpiŋ]
['iːvzdrɒpiŋ]
dinleme
listen
to hear
for listenin
kulak misafiri
kulak kabartmayı
bizi gizlice dinledin
dinlemesini
listen
to hear
for listenin
dinliyorsun
listen
to hear
for listenin

Examples of using Eavesdropping in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Eavesdropping skills, mind games.
Dinlemelerini becerileri, zihin oyunları.
Don't you know I could have you arrested for eavesdropping?
Sizi kulak kabartmaktan tutuklatabileceğimi bilmiyor musunuz?
There's"eavesdropping"" and"can't help but hear.
Dinlemekle elinde olmadan duymak arasında büyük fark var.
We should have our eavesdropping warrant by end of day.
Günün sonunda bizim dinlemelerin de emri olmalıdır.
Always eavesdropping, that maid.
Hizmetçi hep gizlice bizi dinliyor.
I thought we talked about eavesdropping on private conversations.
Özel konuşmalara kulak kabartmak hakkında konuşmuştuk sanırım.
Is to willfully misunderstand people. Your defect, Miss Bennet, besides eavesdropping.
Sizin kusurunuz, Bayan Bennet, kulak kabartmak dışında… insanları kasten yanlış anlamanız.
Than eavesdropping on the conversation of others. There's absolutely nothing in this world lower.
Gizlice başka insanların konuşmalarını dinlemekten daha kötü bir şey yoktur.
I'm sorry for eavesdropping.
Dinlediğim için kusura bakma.
Max was probably eavesdropping.
Max sadece dinliyordu sanırım.
I have been trying to fill the void by hanging out on rooftops eavesdropping on people.
Bu boşluğu doldurmak için çatılarda gezip insanları dinliyorum.
Yeah, Hitler was at the door eavesdropping.
Evet, Hitler de kapıyı dinliyor.
Thanks for eavesdropping on my entire conversation, Mom.
Benim tüm konuşma, anne dinlemelerini için teşekkürler.
Eavesdropping on my brother?
Kardeşimi mi dinliyordun?
You of all people cannot give me a hard time about eavesdropping.
Sen ve senin türün bana dinlemeyle ilgili nasihat veremezsiniz.
Your ears will drop off! Stop eavesdropping!
Kulakların düşecek! Dinlemeyi kes!
Stop eavesdropping! Your ears will drop off!
Kulakların düşecek! Dinlemeyi kes!
Excuse me? I couldn't help overhearing your conversation because I was eavesdropping.
Anlayamadım? Elimde olmadan konuşmanızı duydum çünkü kulak kabartmıştım.
Eavesdropping on me?
Beni mi dinliyordun?
Is because he's been eavesdropping on you.
Seni gizlice dinliyor olması.
Results: 130, Time: 0.0619

Top dictionary queries

English - Turkish