HALF-ASSED in Turkish translation

yarım yamalak
half-assed
sloppy
half-baked
halfway
sketchy
half measures
with half-truths
half-cocked
patchy
some half-pint
beceriksiz
incompetent
clumsy
loser
inept
awkward
useless
ineffectual
failure
feckless
shiftless
kıçı kırık
i̇şe yaramaz

Examples of using Half-assed in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Half-assed patrolman working a crime scene, those days are over.
Ama günlerin artık sona erdi. Suç yerlerinin sorumlu polisi.
I don't do anything half-assed, dear.
Hiçbir işi yarım yapmam ben, canım.
Nothing half-assed about that.
Bunda başarısız bir şey yok.
The weapons ATF stole in some half-assed undercover operation.
Silahlar ATF, bazı yarı gizli gizli operasyonlarda çaldı.
I would rather be a badass dad than a half-assed guitarist.
Yarım gitarist olmaktansa serseri baba olmayı tercih ettim.
I would rather no pitch at all than present some half-assed idea.
Yarım bir fikir sunmaktansa hiçbir şey sunmamayı tercih ederim.
Cause I think my half-assed idea just went whole.
Sanırım yarım fikrim biraz önce tamamlandı.
You get these half-assed ideas, and then you do a half-assed job.
Yarım fikirlerin var, sonra da yarım işler yapıyorsun.
I mean, yeah, that… the proposal was really messy and half-assed.
Demek istediğim, evet, teklif gerçekten özensiz ve beceriksizdi.
If I gotta go to solitary for some half-assed escape that didn't work.
Kaçışı tek başıma yaparsam bir işe yaramaz.
No offense, but your half-assed under-parenting was a lot more fun than your half-assed over-parenting.
Homer alınma ama yarım yamalak sallapati ebeveynliğin, yarım yamalak üstümüze düşmenden daha eğlenceliydi.
Political assassination for a few bucks He tried pulling off this half-assed in this place called Swaziland.
Beceriksiz siyasetçilerin işini bitirmeye çalıştı… Swaziland dene yerde bi kaç kuruşa suikast yaptı.
Bitch spent all my money on meditation retreats and unfinished, half-assed home renovations!
Bu kaltak bütün paramı meditasyon tedavilerinde ve bitmemiş, işe yaramaz ev düzenlemelerinde harcadı!
You don't get to ask me to fund a plan this half-assed and then paint me as somebody who wants to deny… health care to third-world kids.
Benden yarım yamalak hazırlanmış bir plan için para ayırmamı isteyip de sonrasında beni üçüncü dünya ülkesi çocuklarına sağlık hizmetini reddeden biri olarak karalaymazsın.
And I have been sidelined by some half-assed classified mission because you guys want Gibbs to play cowboy.
İşe yaramaz bir gizli operasyon yüzünden kenara itildim. Çünkü siz Gibbsin kovboyculuk oynamasını istediniz.
I just want to tell you both that I appreciate your support, as guarded and as half-assed as it's been.
İkinize de desteklerinizden dolayı minnettarım her ne kadar yarım yamalak olsa da.
Hey, that guy's a muIti-miIIionaire… from slinging these crappy guitars and haLf-assed lessons.
Hey, bu adam o boktan gitarları satmaktan… ve yarım yamalak kurs vermekten bir multimilyoner olmuş.
suburban, half-assed bullshit someplace else?
banliyö götünüzü başka bir yere götürmüyorsunuz?
It's all half-assed!
Her şey yarım yamalak!
Fine, half-assed apology accepted.
Tamam, yarım yamalak özrünü kabul ediyorum.
Results: 304, Time: 0.046

Top dictionary queries

English - Turkish