HOW EVIL in Turkish translation

[haʊ 'iːvl]
[haʊ 'iːvl]
ne kadar kötü
how bad
how badly
how awful
how terrible
how evil
how horrible
how poorly
what's the worst
how nasty
how ugly
ne kadar şeytani
nasıl bir şeytanlık

Examples of using How evil in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
How evil can I possibly be?
Nasıl bir kötülüğüm olabilir ki?
You don't know how evil he is-- I do know him.
Nasıl kötü ve alçak olduğunu bilmiyorsun.
You don't know how evil he is.
Nasıl kötü ve alçak olduğunu bilmiyorsun.
They would be able to sense that, no matter how evil is interfering.
Onlar hissederdi, kötülük ne kadar engel olursa olsun.
Just how evil are these people?
Bu insanlar bu kadar kötü olabilir mi?
How evil the drink, and evil the resting-place!
Bu ne kötü bir içecek ve cehennem ne kötü bir duraktır!
Yeah, like, about your mom, and how evil cancer is,
Evet, annen ve kanserin ne kadar kötü bir şey olduğu…
Look how mean your mom is and how evil women are. And he would tell me.
Annen ne kadar kaba… kadınlar ne kadar kötü. Bana derdi ki.
Those experiments were, If I had known how evil- and I will use that word- I certainly would have done something.
O kelimeyi kullandım, kesin bir şey yapardım. O deneylerin… ne kadar şeytani olduğunu bilsem.
And he would tell me… Look how mean your mom is and how evil women are.
Annen ne kadar kaba… kadınlar ne kadar kötü. Bana derdi ki.
And I showed them how evil that is. I showed them they were being punished for their own virtues.
Ben onlara erdemleri yüzünden cezalandırıldıklarını ve, bunun nasıl bir şeytanlık olduğunu gösterdim.
All I ever wanted was for the Gods to see how evil my father's creation was.
Benim tek istediğim… tüm tanrıların, babamın yarattıklarının ne kadar kötü olduklarını görmeleriydi.
All I ever wanted was for the Gods to see how evil my father's creation was.
Tek istediğim… tanrıların, babamın yarattığı şeyin ne kadar kötü olduğunu görmesiydi.
Oh, you mean how evil barges in here all hours of the day and night hell-bent on killing us?
Oh, gece ve gündüz nasıl kötü mavna burada her saat ortalama Bizi öldürmeye hell-bent?
In the end, technology isn't the disease or the cure, and I can't blame it for how evil minds may use it.
En sonunda teknolojinin hastalığa çare olmadığını öğrendim. Bunu kullanan şeytani zekaları da suçlayamam.
you have no idea how evil humans can be.
süre derin denizde yaşayınca, insanlar nasıl kötüleşebilir, inanamazsın.
If I had known how evil- and I will use that word- those experiments were, I certainly would have done something.
O kelimeyi kullandım, kesin bir şey yapardım. O deneylerin… ne kadar şeytani olduğunu bilsem.
they will say:"Alas, we neglected it!" and carry their burdens on their backs: How evil the burden they will carry!
sorumsuzca yaptıklarımızdan dolayı yazıklar olsun bize…'' derler. Dikkat edin, o işleyip-yüklendikleri ne kötüdür.
she recognizes how evil she has become
bu durumda, kendisinin ne kadar kötülüğe kavuştuğunu anlar
how evil a drink, and how evil a restingplace!
kötü bir sudur ve orası, ne de kötü dayanılacak, oturulacak yerdir!
Results: 88, Time: 0.0589

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish