I CONSIDER in Turkish translation

[ai kən'sidər]
[ai kən'sidər]
olarak
and
exactly
consider
olarak kabul ediyorum
i'm gonna take that as
i will take that as
i consider
wedded
lawful
olarak gördüğüm
seeing as
düşündüğüm
to think
to imagine
consider
the thought
to assume
olarak değerlendiriyorum
olarak addediyorum
olarak görmemin
seeing as
düşündüm
to think
to imagine
consider
the thought
to assume
olarak değerlendiririm

Examples of using I consider in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I consider Tom one of my closest friends.
Tomu en yakın arkadaşlarımdan biri olarak addediyorum.
But just so you know, I consider this highway hoggery.
Ama şunu bil bunu'' ahır fırsatçılık'' olarak nitelendiriyorum.
Yes. I consider myself a very lucky little lady.
Evet. Kendimi çok şanslı bir bayan sayıyorum.
A man I consider my greatest enemy.
En büyük düşmanım olarak gördüğüm adam.
I consider it most disloyal of you.
Bunu büyük sadakatsizlik olarak değerlendiriyorum.
Nothing more than… I consider it a routine matter.
Benim gözümde bu… sıradan bir iş.
There are two events in my life that I consider to be magical.
Hayatımda büyülü olduğunu düşündüğüm iki olay vardır.
Jerome, I consider you a friend.
Jerome, seni arkadaş olarak kabul ediyorum.
I consider you simply a visitor.
Seni burada bir misafir olarak addediyorum.
I consider mine dead as well.
Benimkinin de öyle olduğunu sayıyorum. Öldü.
A man I consider my greatest enemy. George Warleggan… Yes?
Evet? En büyük düşmanım olarak gördüğüm adam?
A silver skull. I consider this an exciting lead.
Gümüş bir kafatası. Bunu heyecan verici bir ipucu olarak değerlendiriyorum.
Daddy? 爸爸 I consider myself a reasonable merman.
Baba? Kendimi mantıklı biri olarak görürüm.
If it's a romantic one… I consider it a terrible betrayal.
Eğer romantik bir şey ise bunu korkunç bir ihanet sayarım.
I consider it nothing more than a routine matter.
Benim gözümde bu sıradan bir iş.
They are what I consider to be the cities of tomorrow, the new urban world.
Bunlar, yarının şehirleri olacağını düşündüğüm yeni kent dünyası.
I consider you my really good friend.
Sizi iyi bir arkadaşım olarak kabul ediyorum.
I consider myself a metaphor of the public.
Kendimi toplumun bir mecazı olarak addediyorum.
Dead. I consider mine dead as well.
Benimkinin de öyle olduğunu sayıyorum. Ölü.
I consider this an exciting lead. A silver skull.
Gümüş bir kafatası. Bunu heyecan verici bir ipucu olarak değerlendiriyorum.
Results: 213, Time: 0.0586

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish