SAYING SOMETHING in Turkish translation

['seiiŋ 'sʌmθiŋ]
['seiiŋ 'sʌmθiŋ]
bir şey söylemek
to say something
to tell you something
bir şey diyebilir
to say anything
means something
birşey söylüyor
to say something
to tell you something
bir şey söylerken
says something
bir şeyi söylediğim
söylemeyeceğim durumu daha da kötüye götürecek bir şeyi
bir şey söylemeden
to say something
to tell you something
bir şey söylediğini
to say something
to tell you something
bir şeyler söylüyor
to say something
to tell you something
birşey dediğimi
to say something

Examples of using Saying something in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
You almost never take this much of a beat before saying something. Partners?
Bir şey söylemeden önce bu kadar duraksamazsın. Ortak mıyız?
I had too much to drink and… And you couldn't resist saying something obnoxious?
Biraz fazla kaçırmıştım ve ve uygunsuz bir şey söylemeden duramadın?
The face between your hair Saying something.
Saçlarının arasındaki yüzün Bir şeyler söylüyor.
And then there's a switch to a one-shot of Wendy saying something.
Sonra Wendynin bir şeyler söylediği sahne için kamera Wendyye yöneliyor.
Saying something?
Bir şey demektir.
He must be saying something.
We heared Vikaas saying something!
Vikasın bir şey dediğini duyduk tekrar!
Try saying something that makes sense.
Mantıklı bir şey söylemeye çalış.
I would sound stupid saying something like that.
Ben böyle bir şey söyleseydim, çok aptalca görünürdü.
Try saying something to me.
Hadi bana bir şey söylemeyi dene.
I thought about saying something.
SÖA Johnson- Bir şey söylemeyi düşündüm.
You would be saying something different, wouldn't you?
Sen farklı bir şey söylüyordun, değil mi?
I remember Branch saying something like that. Yeah.
Branch de böyle birşey söylüyordu. Evet.
She kept saying something, something"dork.
Sürekli bir şey söylüyordu,'' ahmak'' bir şey.
I remember saying something like… I feel a bit lightheaded.
I} Şöyle bir şey söylediğimi hatırlıyorum.
I remember saying something like… I feel a bit lightheaded.
Şöyle bir şey dediğimi hatırlıyorum.
Don't worry. I promise not to judge you for saying something nice.
Nazik bir şey söylediğin için seni yargılamayacağıma söz veriyorum. Endişelenme.
Sheâs saying something.
I promise not to judge you for saying something nice.
Nazik bir şey söylediğin için seni yargılamayacağıma söz veriyorum.
Just try--try saying something to me.
Hadi bana bir şey söylemeyi dene.
Results: 150, Time: 0.0519

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish