SEVERANCE in Turkish translation

['sevərəns]
['sevərəns]
tazminat
compensation
severance
indemnity
settlement
restitution
claim
reparations
damages
indemnification
to compensate
severance
i̇şten çıkarılma
tazminatınız
compensation
severance
indemnity
settlement
restitution
claim
reparations
damages
indemnification
to compensate
çıkarmayız ve kıdem tazminat

Examples of using Severance in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
No severance.
İşten çıkarma yok.
Think of it as severance.
Kıdem tazminatı gibi.
I'm gonna take the severance and retire.
Kıdemimi alacağım ve emekliye ayrılacağım.
We have prepared a severance package for you.
Senin için bir tazminat pakedi hazırladık.
Full severance package and a book deal.
Tam kıdem tazminatı paketi ve bir kitap anlaşması.
What severance?
Ne ayrıIması?
Frankie, it's like… it's like severance pay.
Frankie, bu þey gibi… Kesinti ödemesi gibi.
It's like severance pay. Frankie, it's like.
Frankie, bu þey gibi… Kesinti ödemesi gibi.
The severance of the head and fingers was done with precision.
Kafanın ve parmakların koparılması, hassasiyet ve ustalıkla yapılmış.
If they sack me, the severance invites untold wealth in a Mediterranean climate.
Beni kovarlarsa kıdem tazminatı bana Akdeniz iklimininde tarifsiz bir zenginlik yaşatır.
We do have a killer severance package.
Katil kıdem tazminat paketimiz var.
She got a very nice severance and Legal had her sign all kinds of shit.
Çok iyi bir tazminat aldı ve Hukuk her tür şeyi imzalattı.
Wait. Not even to negotiate a severance?
Bekle. Bir kıdem tazminatı müzakere etmek bile değil mi?
Not even to negotiate a severance? Wait?
Bekle. Bir kıdem tazminatı müzakere etmek bile değil mi?
I have been here for two weeks. What severance?
Ne ayrıIması? 2 haftadır buradayım?
Roger, I wanted to tell you I won't be collecting severance.
Roger, sadece sana kıdem tazminatı almayacağımı söylemeye geldim.
Generous severance check and a free.
Burada da… Cömert bir ayrılma çeki ve ücretsiz.
I'm… gee, is it time for Shelly's severance party?
Tanrım, Shellynin işten ayrılma partisinin zamanı geldi mi?
And we would even have enough left over to give Amber some severance pay.
Ve bu şekilde masrafsız kurtulacağız. Geriye kalan paradan Ambera kıdem tazminatı bile verebileceğiz.
What is my severance?
Peki ya benim ayrılma durumum?
Results: 111, Time: 0.0534

Top dictionary queries

English - Turkish