TARNISHED in Turkish translation

['tɑːniʃt]
['tɑːniʃt]
lekelenmesini
stain
spot
smudge
mark
taint
smear
blemish
stigma
speck
blob
lekelenmiş
stain
spot
smudge
mark
taint
smear
blemish
stigma
speck
blob
lekeli
stain
spot
smudge
mark
taint
smear
blemish
stigma
speck
blob

Examples of using Tarnished in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
You tarnished Mimarin's name!
Sen Mimarinin adını lekeliyorsun!
Unused but… tarnished?
Kullanılmamış ama kirletilmiş?
Unused but… tarnished?
Kullanýlmamýþ ama kirletilmiþ?
Or someone didn't want the Steiners' name tarnished.
Ya da birileri Steinerların ismini lekelemek istememiş.
I tarnished it with death.
Ben ise ölümle onu lekeledim.
My country's honour would have been tarnished, right?
Eğer sözümü tutmasaydım ülkemin onuru zedelenirdi, değil mi?
Unused, but… tarnished?
Kullanılmıyor, ama… zedelenmiş mi?
I remember thinking very highly of Private Bell- not wanting to see his record tarnished by a formal charge.
Er Bellin sicilinin resmi bir suçla lekelenmesini görmek istemediğimi düşündüğümü hatırlıyorum.
Down these mean streets"a man must go who is not himself mean, who is neither tarnished nor afraid.
Bu kötü sokaklarda kendisi kötü olmayan ne lekelenmiş ne de korkak olmayan bir adam yürümeli.
But I was struck by the fact that America, a country with such a tarnished civil rights record, could be repeating its mistakes so blatantly.
Fakat Amerika gibi, böylesi lekeli bir vatandaşlık hakları geçmişi olan bir ülkenin, hatalarını bu kadar bariz bir şekilde tekrar edebiliyor olması beni çarpmıştı.
what you have become-- tarnished, confused,
hâle geldiğinizi biliyor lekelenmiş, kafası karışmış,
Not wanting to see his record tarnished by a formal charge. I remember thinking very highly of Private Bell.
Er Bellin sicilinin resmi bir suçla lekelenmesini… görmek istemediğimi düşündüğümü hatırlıyorum.
Trumps this Nicholas Sparks novel and tarnished baby rattle? Am I the only one that thinks that Hank's positive DNA test?
Hankin pozitif DNA testinin bu Nicholas Sparks romanı ve lekeli çıngırağı alt ettiğini düşünen tek ben miyim?
The decision prompted a widespread debate about Kosovo's tarnished reputation, as well as the government in Europe's poorest country's need to purchase expensive cars.
Karar, Kosovanın lekelenen itibarının yanı sıra Avrupanın en yoksul kentinin hükümetinin pahalı otomobiller satın alma ihtiyacı konusunda yaygın bir tartışma başlattı.
It would be great if you had something round, a little tarnished, like a… old teapot.
Yuvarlak birşeylerin varsa harika olur, karartılmış küçük bir eşya, eski bir çaydanlık gibi.
Not wanting to see his record tarnished by a formal charge. I remember thinking very highly of Private Bell.
Lekelenmesini görmek Er Bellin dosyasının resmî bir suçla… istemediğimi hatırlıyorum.
I believe psychiatry's a noble profession,… tarnished by popularity contests and a bouncy radio programme!
Ben psikiyatrinin, popülerlik yarışmalarıyla kirlenen asil bir meslek olduğunu düşünüyorum. Radyo programlarını eklemeyi de unutmayalım!
Kansas needs to be represented by someone of unassailable character who can restore the faith that burke has tarnished.
Kansasın karakterinde leke olmayan biri tarafından temsil edilmeye ihtiyacı var. Ayrıca Burkeün kararttığı şeyleri tekrardan temize çıkaracak birine.
No matter how tarnished-- democracy,
Ne kadar örselenmiş olsak da demokrasi,
But now you make one mistake and you're tarnished, never to be trusted again.
Ama bir hata yapıyorsunuz ve adınız lekelenmiş oluyor,… asla güvenmiyorlar size.
Results: 58, Time: 0.0559

Top dictionary queries

English - Turkish