WAIL in Turkish translation

[weil]
[weil]
feryat ediyorlar
wail
ağla
cry
weep
tears
cryin
whining
boo-hoo
wail

Examples of using Wail in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
You can wail on that thing all day, But there's no beating the heavy bag.
Tüm gün o şey üzerinde acını çıkarabilirsin ama gerçekten kum torbasına vurduğunu sanma.
Therefore Moab will wail for Moab. Everyone will wail. You will mourn for the raisin cakes of Kir Hareseth.
Bu yüzden Moavlılar Moav için feryat edecek, Hepsi feryat edecek. Kîr-Heresetin üzüm pestillerini Anımsayıp üzülecek, yas tutacaklar.
they also which pierced him: and all kindreds of the earth shall wail because of him. Even so, Amen.
Onun bedenini deşmiş olanlar bile. Onun için dövünecek yeryüzünün bütün halkları. Evet, böyle olacak! Amin.
The wailing grew wilder and wilder.
Feryat çılgın ve vahşi büyüdü.
Siren wailing, police radio chatter.
Siren feryat, polis telsiz sohbet.
Siren wailing[engine revs] dramatic music.
Siren feryat[ motor devri] dramatikmüzik.
Beck, Wailing Fungus, and special guest, Bender!
Beck, Feryat Mantar, ve şeref konuğu, Bender!
And special guest bender! featuring beck, wailing fungus!
Beck, Feryat Mantar, ve şeref konuğu, Bender!
Unleashing all the 471 wailing horsepower for the first sprint of the Isn't Straight.
Tüm 471 feryat gücünü açığa çıkarın Düz olmayanın ilk sprinti için.
Siren wailing in distance.
Mesafe feryat siren.
You dou deadly wailing, tune-screeching women! You robbed your last brain!
Bu çaldığınız son beyindi… sizi feryat figan nota çığıran ölümcül kadınlar!
You robbed your last brain… you deadly wailing tune-screeching women!
Bu çaldığınız son beyindi sizi feryat figan nota çığıran ölümcül kadınlar!
Siren wailing in distance Hey.
Hey mesafe feryat siren.
POLICE SIRENS WAILING.
Polis sirenleri feryat.
They shed tears and wail.
Ancak gözyaşı ve feryat döktüler.
Turn around and face the wail.
Dön ve yüzünü duvara daya.
Inhale the stench that makes the whole world wail.
Dünyanın feryat etmesine neden olan pis kokuyu içine çek.
Have you ever seen a japanese lady wail?
Japon kadınları ne çok ağlıyor.
And wail, watching a comedy, not a sad movie.
Ve ağla. Acıklı bir filmi izlerken değil, komedi filmini izlerken.
You'wail' remember?
Wail'' hatırladın mı?
Results: 700, Time: 0.1054

Top dictionary queries

English - Turkish