WAS ACTUALLY in Turkish translation

[wɒz 'æktʃʊli]
[wɒz 'æktʃʊli]
aslında
actually
in fact
really
well
basically
indeed
originally
essentially
honestly
know
aslına bakarsan
gerçekten çok
really
real
truly
indeed
actually
's really very
terribly
aslinda gizli bir kardeslik tarafindan organize edildi
aslinda
actually
in fact
well
really
of it
olmasından kuşkulandıkları şey aslında
aslında kaptan kirk maskesinin ters çevrilmiş hali olduğunu

Examples of using Was actually in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
It was actually quite a bit of, uh, survival training.
Aslına bakarsan bir nevi hayatta kalma eğitimidir.
Oh, no, I was actually.
Hayır, ben aslında.
I was actually ready to have dennis duffy's baby.
Aslına bakarsan Dennis Duffynin bebeğine hazırdım.
It's good to see you again, I was actually.
Seni tekrar gördüğüme sevindim. Ben aslında.
But do you realize that that was actually Dwight's idea?
Aslına bakarsan bu daha çok Dwightın fikriydi, biliyor muydun?
Wells was actually a-- G.
G Wells aslında.
No, I was actually offering to lend a hand.
Hayır, yardım etmeyi teklif ediyordum aslına bakarsan.
What part of the statement was actually.
İfadenin bir kısmı aslında.
Why?- Duh… Because she was actually.
Niye?- Çünkü o aslında.
Duh… Because she was actually.
Çünkü o aslında.
Right, the Wells who was actually Thawne.
Evet, gerçekte Thawne olan Wells.
My idea was actually to do a thousand pictures of New York.
Amacım, New Yorkun tam bin tane resmini yapmaktı.
I was actually in the middle of something, but.
Ben aslında tam da bir şeyin ortasındaydım, ama.
For my first gig, I was actually"Guy in toe socks.
İlk işimde, aslında benim lakabım'' Çoraplı Adam'' idi.
Michael Farmer was actually admitted to City General Hospital on the night Leonie Collersdale disappeared.
Michael Farmer aslında Leonie Collersdalein ortadan… kaybolduğu gece City General Hospitala kabul edildi.
Someone was actually murdered on our street.
Biri burada gerçekten öldürüldü.
I was actually, um, thinking of renting it out.
Ben aslında burayı kiraya vermeyi düşünüyorum.
And the embroidered calico vest was actually inspired by one of your designs.
Ve işlemeli pamuklu yelek ise aslında sizin tasarımlarınızın birinden esinlenilerek yapılmıştır.
I was actually in Wasim's studio.
Ne yapıyorsun burada? Aslında ben Wasimin stüdyodaydım.
It was actually really sexy?
Aslına bakarsan çok seksiydi.- Gerçekten mi?
Results: 129, Time: 0.0639

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish