WE WARN in Turkish translation

[wiː wɔːn]
[wiː wɔːn]
uyarıyoruz
we warn
we are awakening
is so evident today
we are stimulating
uyardık
to warn
to alert
a heads-up
to caution
warning
to stimulate
to forewarn
stimulation
uyarırsak
we warn
uyaralım
warn
a warning
a word
korkutmadayız
have warned
we frighten
uyarmamız
to warn
to alert
a heads-up
to caution
warning
to stimulate
to forewarn
stimulation
uyarırız
warn
we will alert

Examples of using We warn in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
because of me, shouldn't we warn people?
olacaksak insanları uyarmamız gerekmez mi?
Chanting"We warn you America, we warn you Europe", held posters of bin Laden along with banners reading"We are all your soldiers Osama" and"Osama is alive inside us.
Seni uyarıyoruz Amerika, seni uyarıyoruz Avrupa'' sloganı atan topluluk,'' Hepimiz Usamenin askerleriyiz'' ve'' Usame içimizde yaşıyor'' gibi yazıların bulunduğu pankartları taşımaktaydı.
We warn you of a chastisement near at hand; the Day when a man will look on what his own hands have sent forth, and the unbelievers shall say:“Oh would that I were utter dust.”.
Sizi, yakın gelecekteki bir azabla uyardık; o gün kişi elleriyle sunduğuna bakar ve inkarcı da:'' Keşke toprak olaydım'' der.
Which means, if we warn these people about what's coming if we try to help them in any way we risk altering a pivotal moment in history and we can't let that happen.
Bu da demek oluyor ki,… bu insanları olacaklar konusunda uyarırsak, onlara yardım etmeyi denersek,… tarihteki çok önemli bir anı değiştirme riski oluşturacağız. Böyle bir şeyin olmasına da izin veremeyiz.
We warn you of a doom at hand, a day whereon a man will look on that which his own hands have sent before, and the disbeliever will cry:"Would that I were dust!
Sizi, yakın gelecekteki bir azabla uyardık; o gün kişi elleriyle sunduğuna bakar ve inkarcı da:'' Keşke toprak olaydım'' der!
We warn you of a punishment that has come near; a day on which man will see what his own hands have sent ahead, and the disbeliever will say,“Alas- if only I were dust!”.
Sizi, yakın gelecekteki bir azabla uyardık; o gün kişi elleriyle sunduğuna bakar ve inkarcı da:'' Keşke toprak olaydım'' der.
only as a test for mankind. We warn them, but this only increases their insolence.
insanları sınamak için gösterdik ve onları korkutmadayız, fakat bu, ancak onların taşkınlıklarını arttırmada.
the Accursed Tree in the Qur'an. We warn them, but it increaseth them in naught save gross impiety.
Kuran daki lanetlenmiş ağacı da ancak insanları sınamak için gösterdik ve onları korkutmadayız, fakat bu, ancak onların taşkınlıklarını arttırmada.
the tree cursed in the Quran. We warn them, but it only increases them in their outrageous rebellion.
Kuran daki lanetlenmiş ağacı da ancak insanları sınamak için gösterdik ve onları korkutmadayız, fakat bu, ancak onların taşkınlıklarını arttırmada.
We warned you; we begged you.
Seni uyardık. Sana yalvardık.
We warned you but you said it was a hoax.
Sizi uyardık ama siz bir şaka dediniz.
We warned you, Mr Marécaux.
Sizi uyardık, Bay Marecaux.
We warned you, Jung Yeo-rip.
Seni uyardık, Jung Yeo-rip.
We warned you, but no, it was a practical joke.
Sizi uyardık ama siz bir şaka dediniz.
We warned you, but no, it was a practical joke or a crackpot.
Sizi uyardık ama siz bir şaka dediniz.
We warned you about us! We warned you!
Sizi bizim hakkımızda uyardık! Sizi uyardık!
We warned him not to enter.
Onu girmemesi için uyardık.
So, yes, we saw the iceberg, we warned the Titanic.
Buz dağını gördük, Titaniki uyardık. Yani evet.
We warned you last time. Strip.
Seni geçen sefer uyardık. Soyun.
We warned him enough. Shoot, if he continues.
Devam ederse öldür. Yeterince uyardık.
Results: 40, Time: 0.0548

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish