WITHOUT KNOWING in Turkish translation

[wið'aʊt 'nəʊiŋ]
[wið'aʊt 'nəʊiŋ]
bilmeden
to know
öğrenmeden
to know
to learn
to find out
tanımadan
to know
to meet
to recognize
recognise
to identify
acquaintance
habersiz
news
know
word
call
tell
story
report
heads-up
alert
notify
içindeki boşluğu nasıl doldurmayı beklersin kendi vücudunu bilmeden
belirleyemediğim için
hiçbir şey bilmediğim
to know anything

Examples of using Without knowing in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Without knowing he was one of the 22.
Ama onun da 22den biri olduğunu bilmiyordu.
Without knowing the truth, you will spill out on the roads.
Sen gerçeğin ne olduğunu bilmiyorsun.
Without knowing bring along. And what is perhaps most difficult: what the future might possibly.
Geleceğin Ama belki de en zoru, bilmemek. ne getireceğini.
You came here without knowing what this was, right?
Bu durumu bilmeden geldin buraya, değil mi?
My legs were moving toward your place without knowing.
Bacaklarım ben farkında olmadan beni sana doğru sürükledi.
They sent us in, without knowing the risks.
Onlar bizi riskleri bilmeden yolluyorlardı.
Our lives are being recorded without knowing.
Hayatlarımız, biz farkında olmadan kayıt altına alınıyor.
Bando-chan, without knowing what was what.
Bando-chan, neyin ne olduğunu bilmeden.
Without knowing the details?
Ayrıntıları bilmeden mi?
Tom ran without thinking, without knowing where.
Tom, nerede olduğunu bilmeden düşünmeden koştu.
You're eyeing the money without knowing why they're looking for this person?
Neden aradıklarını bile bilmeden parayı mı alacaksın?
And she decided to go to India all by herself without knowing a soul.
Ve o Hindistana hiçbirşey bilmeden kendi isteğiyle gitmişti.
Without knowing the truth.
Gerçeği bilmeden olmaz.
Who knows me without knowing my name.
O, adımı bile bilmeden beni aslında çok iyi bilen.
She could be scouting for it without knowing what she's doing.
Farkında olmadan bile onun için gözcülük ediyor olabilir.
They think kanji looks cool without knowing the meaning.
Kanjinin anlamını bile bilmeden havalı göründüğünü düşünüyorlar.
I think I would like to go suddenly without knowing.
Ben aniden, fark etmeden ölmek isterdim.
Right. And she decided to go to India all by herself without knowing a soul.
Ve o Hindistana hiçbirşey bilmeden kendi isteğiyle gitmişti. Doğru.
Without knowing the truth. I'm sure she agreed to take the bracelet off.
Kabul ettiğine eminim. Bu gerçeği bilmeden bileziği çıkarmayı.
I should have known. You arrived here without knowing?
Bilmeliydim. Yani bilmeden mi buraya geldiniz?
Results: 153, Time: 0.0474

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish