YOU RELEASED in Turkish translation

[juː ri'liːst]
[juː ri'liːst]
serbest bıraktın
release
free
loose
to unleash
saldığın
let
released
to unleash
to strike
salıverilmesi
release
go free
seni serbest
yaydınız
spreading
disseminate
to release
to propagate
disperse it
serbest bıraktığın
release
free
loose
to unleash
serbest bıraktınız
release
free
loose
to unleash
serbest bıraktığınız
release
free
loose
to unleash
saldın
let
released
to unleash
to strike

Examples of using You released in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I can't believe you released her.
Onu serbest bırakmanıza inanamıyorum.
And, Wait, I had to tell Jake's parents that you released Viho.
Ve Walt, Jakein ailesine Vihoyu serbest bıraktığını söylemek zorunda kaldım.
But you released her.
Ama onu serbest bırakmıştınız.
You released Simon Lefranc.
Simon Lefrancı serbest bırakmışsınız.
That you released Viho. And, WaIt, I had to tell Jake's parents.
Ve Walt, Jakein ailesine Vihoyu serbest bıraktığını söylemek zorunda kaldım.
You released a plague that was supposed to kill over one billion people.
Bir milyar insanı öldürecek bir veba salmıştınız.
This one of the Mexicans you released?
Bu senin bıraktığın Meksikalılardan birimi?
You released the monkey.
Maymunları sen serbest bıraktın.
You released him, sir.
Onu siz buraktınız efendim.
The guy's wife and child were murdered by a scumbag that you released.
Adamın karısıyla çocuğunu sizin salıverdiğiniz adam öldürmüştü.
You released Moloch?
Molochu serbest mi bıraktın?
You released him?
Sen mi serbest bıraktın onu?
Hartmann, when were you released?
Hartmann!- Serbest mi bırakıldınız?
You released them?
Onları saldın mı?
You released him.
Onu sen serbest bıraktın.
You released Theissens' video, didn't you?.
Theissensin videosunu sen yayınladın, değil mi?
Since you released Ibrahim.- A really long time.
Ibrahimi salıverdiğinden beri. -Cidden oldu.
You released her again?
Onu yine mi serbest bıraktı?
I will pay any amount to get you released on bail.
Kefaletle serbest bırakılman için ne kadar gerekiyorsa veririm.
You released Moloch?
Molochı serbest mi bıraktın?
Results: 96, Time: 0.0645

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish