AFFIRMATIVE ACTION in Turkish translation

[ə'f3ːmətiv 'ækʃn]
[ə'f3ːmətiv 'ækʃn]
olumlu hareket
affirmative action
olumlu eylem
affirmative action
olumlu önlem
affirmative action
pozitif ayrımcılığı
olumlu hareketler
affirmative action

Examples of using Affirmative action in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
So I said,"I have got some affirmative action for you.
Ben de dedim ki,'' Senin için doğrulayıcı eylemlerim var.
What is this… reverse affirmative action?
Bu da ne demek oluyor? Tersine pozitif ayrımcılık mı?
What I did was suggest you hire Jim's law firm to help you with your contract bid under the state's affirmative action policy.
Tek yaptığım devletin pozitif ayrımcılık politikası altında kontrat tekliflerine yardım etmek için Jimin hukuk şirketini kiraladığını öne sürmekti.
He said,"That way we could fulfill our affirmative action goals for the Heinz company.
Bu yolla Heinz Şirketi için olumlu eylem hedeflerimizi tamamlamış olacağız'' dedi.
Oh, I realize I'm saying this to a man who once referred to Rudolph as an affirmative action case.
Tabii bunu söylediğim adam, bir keresinde Rudolph için pozitif ayrımcılık vakası demişti.
I'm wiped. In the'70s, when I was in law school, affirmative action was a big deal.
Yorgunluktan kırılıyorum. Yetmişlerde ben hukuk fakültesindeyken pozitif ayrımcılık büyük bir şeydi.
That's why I believe it would be a crime for the university"to repeal affirmative action.
Bu nedenle üniversitenin pozitif ayrımcılığı yürürlükten kaldırmasının büyük bir hata olacağına inanıyorum.
One of my associates will bring you a phone book, and you call the Affirmative Action Office. Sit down.
Ortaklarımdan biri telefon rehberi getirsin… Pozitif Ayrımcılık Dairesini ararsın. Otur.
Sit down. One of my associates will bring you a phone book, and you call the Affirmative Action office.
Ortaklarımdan biri telefon rehberi getirsin… Pozitif Ayrımcılık Dairesini ararsın. Otur.
then he ran into his friend, this black doctor… and I made some terrible joke about affirmative action.
siyahî bir doktor ve pozitif ayrımcılık hakkında rezalet bir espri yaptım.
You a phone book, and you call the Affirmative Action office. One of my associates will bring.
Ortaklarımdan biri telefon rehberi getirsin… Pozitif Ayrımcılık Dairesini ararsın.
Where were you yesterday afternoon between the hours… will you stop acting like an affirmative action hire and focus on finding the actual bad guy?
Dün öğleden sonra şu saatler arasında neredeydin…- Pozitif ayrımcılıktan işe alınmış biri gibi davranmayı bırakıp, asıl kötü adamı bulmaya odaklanır mısın? Söyle bana,?
The Taber and Lodge study used the emotionally charged topics of gun control and affirmative action.
Taber ve Lodgeun araştırmasında bireysel silahlanma ve pozitif ayrımcılık gibi duygusal yaklaşılan konular kullanılmıştır.
Uh, WFC promotes equality for all people. Everyone knows affirmative action takes jobs away from qualified men. You know what, why don't we
Uh, WFC herkes için eşitliği savunuyor yetenekli adamlardansa olumlu hareket edenler işi alır kadınların haklarıyla ilgili konuşmayı bıraklım
Affirmative Action Day.
Pozitif ayrımcılık günü.
Is this affirmative action?
Bu olumlayıcı bir eylem mi?
Affirmative action strikes again.
Pozitif ayrımcılık tekrar gündemde.
Affirmative action on stilts.
Sopa uzerinde bile yuruyebilirdi.
It's time for affirmative action.
Olumlu bir hareket göstermenizin zamanı geldi.
Great, more affirmative action bs.
Harika, biraz daha pozitif ayrımcılık saçmalığı.
Results: 117, Time: 0.0526

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish