ARE RELEASED in Turkish translation

[ɑːr ri'liːst]
[ɑːr ri'liːst]
serbest
free
release
loose
freelance
go
freely
walk
freestyle
let
unfettered
salınır
yayınlansın
broadcast
publication
publishing
transmission
editorial
the broadcasting
air
streaming
feed
coverage
yayımlanmıştır
bow
publishing
broadcast
publication
sedleri
are let loose
are released
bırakılacak
will be left
will be released
they will
it shall leave
gets left

Examples of using Are released in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
If you're cremated, all those toxins I mentioned are released into the atmosphere.
Naaşınız yakıldığında, tüm bu bahsettiğim zehirli maddeler atmosfere bırakılırlar.
It's then that chemicals called opioids and beta-endorphins are released and we feel terrific.
İşte o zaman opioidler ve beta-endorfinler adı verilen kimyasallar salgılanıyor ve harika hissediyoruz.
See that those others are released.
Diğerlerini de serbest bırakın.
My dark impulses are released.
Karanlık güçlerim salıverildi.
Every night, the camels are released to search for food.
Her gece, yemek bulmaları için serbest bırakılıyor.
Nearly all terror suspects detained are released without charges.
Terörist şüphesiyle tutuklanan kişilerin neredeyse tamamı, suçsuz bulunarak serbest bırakıldı.
All albums are released under the Twin Sisters Productions label.
Nitekim tüm Bathory albümleri Blackmark Productions etiketiyle piyasaya sürülmüştür.
Some Nickelodeon DVDs are released by Shout!
Nickelodeonun bazı programları HD kalitesiyle burada yayınlanır.
Yes, sir. Docking clamps one, two, and three are released.
Evet, efendim. Bir, iki ve üç nolu kenetlenme bağlantıları serbest bırakıldı.
Dozens of narcos willing to fight him are released.
Onunla savşmayı isteyen düzinelerce kaçakçı serbest bırakıldı.
Dozens of narcos willing to fight him are released.
Savaşmaya gönüllü düzinelerce kaçakçı serbest bırakıldı.
Until you're released from the program. Your own will be held.
Eviniz sizler bu programdan çıkarılana dek tutulmuş olacak.
Dozens of smugglers who are willing to fight him are released.
Onunla savşmayı isteyen düzinelerce kaçakçı serbest bırakıldı.
Dozens of smugglers who are willing to fight him are released.
Savaşmaya gönüllü düzinelerce kaçakçı serbest bırakıldı.
Hundreds are released for humanitarian reasons!
Yüzlerce kişi insani gerekçelerle salıveriliyor!
April: The fifteen British sailors captured by Iran are released.
Nisan- İran, 23 Martta esir aldığı 15 İngiliz denizciyi serbest bıraktı.
Rama said the elections will be evaluated when the official results are released.
Rama, seçimlerin resmi sonuçlar açıklandığında değerlendirileceğini söyledi.
So that I can track them right up until the moment they're released. Each one is tagged with a GPS locator chip.
Her birine GPS yer belirleyici çip ekli, böylece serbest bırakıldıkları ana kadar izleyebilirim.
Both the final product and production data, including animation data, characters and textures are released under the Creative Commons Attribution License.
Son ürün ve animasyon, karakter ve dokuların bulunduğu prodüksüyon verileri Creative Commons Attribution Lisansı altında yayımlanmıştır.
GPS locator chip so that I can track them right up until t he moment they are released.
yer belirleyici çip ekli, böylece serbest bırakıldıkları ana kadar izleyebilirim.
Results: 70, Time: 0.0625

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish