CONDESCENDING in Turkish translation

[ˌkɒndi'sendiŋ]
[ˌkɒndi'sendiŋ]
küçümseyici
to belittle
to underestimate
to look down
despising
contempt
scorn
to condescend
hor görüldüğüm
condescending
küçümseme
to belittle
to underestimate
to look down
despising
contempt
scorn
to condescend
küçümsemeni
to belittle
to underestimate
to look down
despising
contempt
scorn
to condescend
bu küçümseyici
tenezzül
deigned
be bothered
even
stoop
condescending

Examples of using Condescending in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I can already hear Andrew's condescending,"Hmm.
Andrewun'' hmm'' diye küçümsediğini duyar gibiyim.
Mildly condescending.
Mildly küçümseyen.
Then, why do you look at me in a condescending way?
Öyleyse, neden bana öyle küçümseyerek bakıyorsun?
And a little condescending.
Ve biraz küçümsediler.
a tiny bit condescending.
biraz da küçümseyicisin.
Yeah, and how condescending was she?
Evet ve ne kadar küçümsedi.
Condescending, but i will take it.
Küçümseyici, ama ben hallederim.
Condescending, but you were a team player.
Küçümseyici, ama sen bir ekip oyuncusuydun.
I find this hard to say without sounding condescending, but I'm proud of you.
Bunu küçümsüyor gibi gözükmeden nasıl söyleyebilirim bilmiyorum ama sizinle gurur duyuyorum.
All of that condescending"I know what's best for you" bullshit.
Tüm o küçümseyici'' Senin için en iyisini ben biliyorum.'' palavraları.
And condescending, as if I didn't know how to spell sick.
Ve aşağılayıcı, sanki hastasının nasıl hecelendiğini bilmiyormuşum gibi.
Who's cruel and condescending I don't wanna be one of those bosses.
Kadın astlarına acımasız ve küçümseyici davranan patronlardan olmak istemem.
Don't be condescending.
Küçümseyen olma.
I don't wanna be one of those bosses who's cruel and condescending.
Kadın astlarına acımasız ve küçümseyici davranan patronlardan olmak istemem.
Don't hand me that condescending bullshit!
Bana şu küçümseyen tavır saçmalıklarını takınma!
You will learn to be condescending and dismissive.
Küçümseyici ve saygısız olmayı… öğreneceksin.
Please forgive the intrusion and condescending tone.
Davetsiz gelişim ve küçümseyen konuşmam için özür dilerim.
Saying you're quirky means saying you're interesting. It's not condescending.
Küçümseyici değil. Cinssin demek, ilginçsin demek gibi.
The condescending detective tone.
Küçümseyen dedektif tonu.
Condescending and untrue.
Küçümseyici ve yanlış.
Results: 114, Time: 0.0749

Top dictionary queries

English - Turkish