FAR BACK in Turkish translation

[fɑːr bæk]
[fɑːr bæk]
kadar geriye
back until
kadar eskiyi
as old as
's as old
's so old
how old
is old enough
far back
as ancient as
kadar geçmişe
kadar eski
as old as
's as old
's so old
how old
is old enough
far back
as ancient as
uzak geçmişi
kaytlarnz ne kadar

Examples of using Far back in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Yöu sit so far back?
Çok fazla geride oturuyorsun?
How far back are you?
Kaç yıl geriye gittin?
That far back?
O kadar geriye mi gittin?
That far back? Nagasaki.
O kadar geriye mi gittin? Nagazaki.
That far back? Nagasaki?
Nagazaki. O kadar geriye mi gittin?
Going too far back.
Çok eskiye gidiyor.
How far back can you go with your records, Garcia?
Nasıl yardımcı olabilirim? Kayıtların ne kadar geriye gidiyor Garcia?
So maybe not that far back.
Yani belki bu kadar geride değil mi?
Come silent, flooding in, the main. Far back through creeks and inlets making.
İleri geri nehirler ve körfezler yaparak gelir sessizce.
Far back through creeks and inlets making, come silent, flooding in.
İleri geri nehirler ve körfezler yaparak gelir sessizce.
Make sure we stay far back enough to be undetected.
Fark edilmeyecek kadar geride durduğumuzdan emin olun.
Can you remember that far back?
Bu kadar geride olduğunu hatırlayabiliyor musun?
Far back in the south-west.
Geride, uzakta, güney batıda.
I could get my leg so far back.
Bacağımı öyle arkaya itebiliyordum.
Her head's not tilted far back enough.
Başı yetrince arkaya yatırılmamış.
Far back inside you.
İçinde, çok gerilerde.
You have never splintered one person, let alone two, this far back.
Isterseniz takin. Daha önce bu kadar geriye, birak iki, tek insan bile göndermedin.
Younger generations do not remember that far back and are eager for new victories, after many years of drought.
Genç nesiller bu kadar eskiyi hatırlamıyor ve yıllardır süren kuraklık sonrasında yeni zaferlere susamış haldeler.
And I had everything I ever wanted. You see, as far back as I can remember, I was dubbed"the whiz kid.
Sen'' vızıltı çocuk'' kadar geriye Ben adlandırılan oldu hatırlayabilir olarak görmek ve ben şimdiye kadar istediğim her şeyi vardı.
So this individual comes from a population that shares an origin with Neanderthals, but far back and then have a long independent history.
Yani, bu birey Neandertallerle bir kökeni paylaşan bir toplumdan geliyor, ama, daha eskiden uzun ve bağımsız bir hikâyesi var.
Results: 56, Time: 0.0547

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish