FOOLISH ENOUGH in Turkish translation

['fuːliʃ i'nʌf]
['fuːliʃ i'nʌf]
kadar aptal
stupid enough
dumb enough
as stupid as
foolish enough
so stupid
as dumb as
how stupid
fool enough
so dumb
as foolish as
kadar ahmak
foolish enough
stupid enough
kesebilirken
kadar budalaymışsın
yeterince aptal
stupid enough
be foolish enough
's dumb enough

Examples of using Foolish enough in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
including one Danish prince foolish enough to cross Hadrian's Wall.
Hadrian Duvarını aşabileceğini düşünecek kadar aptal bir Danimarkalı prens vardı.
assuming he's not foolish enough to go see Duffy, Deal? Deal.
Şimdi Duffyi görmeye gidecek kadar aptal olmadığını farz edersek.
I am not foolish enough to have that information in there.
bu bilgiyi orada tutacak kadar aptal değilim.
Is hurriedly introduced to one of Cilenti's sirens. foolish enough to pass through the doors of El Paradis Any man of influence- barrister, doctor, actor, minister.
Nüfuzlu adamlar… Avukat, doktor, aktör, bakan… El Paradisin kapısından girecek kadar aptal olanlar… alelacele Clientinin çekici kadınlarından biriyle tanıştırılıyor.
Back to the bridge. We need to be ready in case they're foolish enough to launch another attack.
Köprüye dönün. Başka bir saldırı başlatacak kadar aptal olmaları durumunda hazır olmalıyız.
Any man of influence- barrister, doctor, actor, minister… foolish enough to pass through the doors of El Paradis is hurriedly introduced to one of Cilenti's sirens.
Nüfuzlu adamlar… Avukat, doktor, aktör, bakan… El Paradisin kapısından girecek kadar aptal olanlar alelacele Clientinin çekici kadınlarından biriyle tanıştırılıyor.
Any small animal foolish enough to get in its way was likely to meet a grizzly end.
Herhangi küçük hayvan aptallıkla yoluna çıkarsa bir boz ayıyla karşılaşmış gibi olurdu.
I want to say that if you were foolish enough to fight a gladiator, I'm hoping you are foolish enough to back a hated regent in turbulent times.
Bir gladyatörle kavga edecek kadar aptal olsaydın çalkantılı zamanlarda nefret edilen bir naibi destekleyecek kadar aptalsındır diye umuyorum.
I thought there were no more heroes foolish enough… to come around here and die for our gold.
Buraya gelip altınlarımız için can verecek kadar… aptal başka kahraman kalmadı sanmıştım.
Okay, and even if he is foolish enough to risk his own life he would never risk mine.
Tamam, kendi hayatını tehlikeye atacak kadar salak bile olsa benimkini tehlikeye atmazdı.
Sire, you don't actually believe Robin Hood would be foolish enough to show up today?
Efendim, gerçekten de Robinin bugün kendini gösterecek kadar sersem olduğuna inanmıyorsunuz değil mi?
Because we were foolish enough to support you.
Seni destekleyecek kadar aptal olduğumuz için.
Because we were foolish enough to support you.
Çünkü sizi destekleyecek kadar aptal olduğumuz için.
Don't be foolish enough to consider divorce.
Boşanmayı düşünecek kadar aptal olma.
Only if Glaber is foolish enough to attack.
Sadece Glaber bir aptallık yapıp saldırırsa.
Who would be foolish enough to cross us?
Kim bize karşı gelecek kadar aptal olabilir ki?
Foolish enough to leave your side door open.
Yan kapıyı açık bırakacak kadar safsın.
An old friend was foolish enough to show me.
Eski bir dost… uzun zaman önce bana gösterecek kadar aptal davrandı.
I hope Maria is not foolish enough to come here.
Umarım Maria, buraya gelecek kadar aptal değildir.
He's not foolish enough to fall into their trap.
Tuzaklarına düşecek kadar aptal değildir.
Results: 276, Time: 0.0582

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish