GETTING DIVORCED in Turkish translation

['getiŋ di'vɔːst]
['getiŋ di'vɔːst]
boşanmak
a divorce
an annulment
boşandıklarını
a divorce
an annulment
boşandığından
a divorce
an annulment
boşanma
a divorce
an annulment
boşanmıyor musunuz

Examples of using Getting divorced in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Or getting divorced?
Yoksa boşanmamla mı?
And that was the super smooth way my parents told me they were getting divorced.
Ailemin bana boşanacaklarını söyleyişinin en düzgün hali buydu.
The wife's lawyer. They're getting divorced.
Boşanmak üzere olduğu karısının avukatı.
You also told me you were getting divorced.
Boşanmak üzere olduğunu da söylemiştin.
Tom wondered if Mary knew John and Alice were planning on getting divorced.
Tom Marynin John ve Alicein boşanmayı planladıklarını bilip bilmediğini merak ediyordu.
Getting divorced, you stop being the keeper of your ex-wife's happiness.
Boşandıktan sonra eski karının mutluluğunun bekçisi olamazsın.
Getting divorced, being single, figuring out who you are on your own.
Boşanman olsun, bekâr kalman olsun tek başına hayata devam etme çaban olsun.
I do not love getting divorced.
Boşanmayı seviyor falan değilim.
Probably why you're getting divorced, right?
Muhtemelen bu yüzden boşanıyorsunuz, değil mi?
We're not getting divorced!
Biz boşanacak değiliz!
Nobody plans on getting divorced.
Kimse boşanmayı planlamaz.
She told me she's getting divorced.
Boşanmak üzere olduğunu söyledi.
Like you lied about your parents getting divorced?
Senin ailem boşanıyor yalanın gibi mi yani?
I certainly had no idea Tom was thinking about getting divorced.
Tomun boşanmayı düşündüğüne dair kesinlikle fikrim yoktu.
Because I'm getting divorced, okay, Brian?
Boşanıyorum çünkü, oldu mu Brian?
Getting divorced with a kid can be one of the hardest things you will ever do.
Ortada bir çocuk varken boşanmak dünyanın en zor işlerinden biridir.
Getting divorced with a kid can be one of the hardest things you will ever do.
Ortada bir çocuk varken bosanmak dünyanin en zor islerinden biridir.
Okay, but like, you're not getting divorced,?
Tamam, ama boşanmıyorsunuz değil mi?
Them breaking up and getting divorced really bothered her.
Onların parçalanarak boşanması onu gerçekten rahatsız etti.
Yeah, it is. Tommy here is getting divorced tomorrow.
Tommy burada yarın boşanıyor. Evet, öyle.
Results: 92, Time: 0.0463

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish