GETTING KILLED in Turkish translation

['getiŋ kild]
['getiŋ kild]
öldürülmekten
to die
death
dead
killed
öldürmeleri
to kill
murder
ölüyor
dying
dead
get killed
dyin
are starving
ölen
d
died
öldürülüyor
to die
death
dead
killed
öldürülmek
to die
death
dead
killed
ölmeye
to die
death
dead
killed
öldürtmek
to kill
murder
öldürmesini
to kill
murder

Examples of using Getting killed in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
We're pretty good at getting killed ourselves!
Tek yaptığımız kendimizi öldürtmek.
Lot of people getting killed.
Bir sürü insan öldürülüyor.
Will save me from getting killed by friendly fire. This special war paint.
Bu özel savaş boyası, beni öldürülmekten kurtaracak dost ateşi ile.
Getting killed will change you too.
Öldürülmek de insanı değiştiriyor.
He's linking it to Carl and Scooby getting killed.
Carl ve Scoobyin öldürmesini ona bağlıyor.
What can i say? Lot of people getting killed.
Ne diyebilirim? Bir sürü insan öldürülüyor.
What?- Getting killed.
Neymiş?- Kendinizi öldürtmek.
This special war paint, will save me from getting killed.
beni öldürülmekten kurtaracak dost ateşi ile.
Getting killed by that guy.
O herif tarafından öldürülmek.
People getting killed every day.
Her gün insanlar öldürülüyor.
will save me from getting killed by friendly fire.
beni öldürülmekten kurtaracak dost ateşi ile.
Getting killed by that guy.
O adam tarafından öldürülmek.
People getting killed every day.
İnsanlar her gün öldürülüyor.
only of getting killed.
sadece öldürülmekten korkuyorum.
Hikers getting killed at Masada.
Yürüyüşçüler masadada öldürülüyor.
He gets in between the families and ends up getting killed.
Ailenin arasında kalıyor ve sonunda öldürülüyor.
You actually think that I had something to do with Parish getting killed?
Parishin öldürülmesiyle ilgim olduğunu mu düşünüyorsun?
You know something about a prison guard getting killed?
Öldürülen hapishane gardiyanı hakkında bir şey biliyor musunuz?
That's got nothing to do with my son getting killed.
Bunun oğlumun öldürülmesiyle bir ilgisi yok.
But getting killed was not part of the deal.
Ama öldürmek anlaşmanın parçası değildi.
Results: 201, Time: 0.0716

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish