HAMAS in Turkish translation

Examples of using Hamas in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Hummus has nothing to do with Hamas.
Humusun Hamasla bir ilgisi yok.
You Hamas folks have no manners.
Siz Hamaslılar, hiç yol yordam bilmiyorsunuz.
Did you talk to the Hamas guys?
Hamastaki adamlarla konuştun mu?
You have 24 hours to release all ISIS and senior Hamas prisoners.
Tüm IŞİD ve Hamaslı mahkumları 24 saat içinde serbest bırakın.
What's wrong, other than not catching the Hamas guy?
Şu Hamaslı adamı yakalayamamamız haricinde. Sorun nedir?
The terrorist! The Hamas guy!
Terörist! Hamaslı adam!
What's wrong, other than not catching the hamas guy?
Sorun nedir? Şu Hamaslı adamı yakalayamamamız haricinde?
the Israelis will never talk to Hamas.
bildiği gibi, İsrailliler asla Hamasla konuşmayacaktır.
Israel acknowledged the attack, claiming they had ties to militants and were Hamas operatives.
İsrail saldırıları üstlendi ve ölenlerin Hamasla bağlantılı olduğunu açıkladı.
My son was in the Al-Aqsa Brigades, not Hamas.
Oğlum El Aksa tugaylarındaydı, Hamasta değildi.
Fatah, or Hamas.
Fatah yada Hamastan bahsetmiyorum.
He infiltrated a Hamas cell in Ramallah.
Ramallahtaki bir Hamas hücresine girmişti.
A Hamas suicide bomber kills 21 at a disco in Tel Aviv.
Bir Hamas intihar bombacısı, Tel Avivdeki bir diskoda 21 kişinin ölümüne yol açtı.
I have never sell weapons to Hamas or Hezbollah!
Ne Hamasa ne de Hizbullaha asla silah satmadım!
Calls from a Hamas sympathizer on the BOLO list.
BOLO listesindeki bir Hamas sempatizanından 12 arama.
You're working for Hamas now?
Artık Hamas için mi çalışıyorsunuz?
He's a devoted, longtime Hamas member and was always faithful.
O fedakar, eski bir Hamas üyesi ve hep sadık oldu.
Me and Hamas?
Ben ve Hamas mı?
Ibrahim in Hamas?!
İbrahim Hamasta mıydı?
You mean, Hamas?
Yani Hamas mı?
Results: 333, Time: 0.0519

Top dictionary queries

English - Turkish