LOANED in Turkish translation

[ləʊnd]
[ləʊnd]
ödünç verdi
to lend
to loan
ödünç
borrow
lend
loan
loaner
borç
debt
loan
lend
borrow
money
owe
liability

Examples of using Loaned in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I only loaned you my canary!
Kanaryamı sana sadece ödünç verdim.
Take the bowl I loaned you and put it in the sink.
Sana kiraladığım kaseyi al ve lavaboya koy.
For the 2012-13 campaign he was loaned to 1461 Trabzon.
Sezonu öncesinde ise bonservisiyle 1461 Trabzona transfer oldu.
Loaned'em to Eddie Murdoch so Murdoch could sneak in and kill her.
Onları Eddie Murdocha verdi Böylece Murdoch gizlice eve girip onu öldürebilirdi.
Carlos loaned Mike the 50 grand, and you know it!
Carlos, Mikea 50.000 borç verdi, sen de biliyorsun!
I loaned you that money and you thought I would forget.
Sana borç verdim, sen de unutacağımı sandın.
Mr. Tunstall loaned me his Bible here so I could practice my reading.
Okumamι geliştireyim diye Bay Tunstall bana İncilini ödünç vermişti.
You loaned that to him.
Krediyi sen verdin.
I loaned you that money because I believed that you could turn a profit.
O parayı sana vermemin nedeni, bunu kâra dönüştüreceğine inanmamdı.
My brother loaned it to me. No, a taxi.
Kardeşimden ödünç aldım.- Hayır, bu bir taksi.
No, a taxi. My brother loaned it to me.
Kardeşimden ödünç aldım.- Hayır, bu bir taksi.
The money Dan loaned her? He skimmed from his bosses profits.
Danin aldığı para var ya o parayı patronundan araklamıştı.
That I loaned you.
Sana borç verdim.
you were short of funds, and I loaned you some money.
size biraz para verdim.
The bank loaned the company $1 million.
Banka şirkete bir milyon dolar kredi verdi.
So you loaned her the jacket?
Siz de ceketi ona verdiniz.
Oh, Quagmire loaned me this book called the Kama Sutra.
Quagmire bana Kama Sutra diye bir kitap verdi.
If you're wondering, we didn't break in. Mr. Halloran loaned us the hall.
Merak etme, salona girmemize Bay Halloran izin verdi.
The 20,000 I loaned you for your dead ex-husband's funeral.
Eski kocanın cenazesi için sana borç verdiğim 20 bin.
You will be given materials and loaned men to build a cabin.
Size malzeme ve bir kulübe yapmanız için adamlar verilecek.
Results: 100, Time: 0.0649

Top dictionary queries

English - Turkish