MISMATCH in Turkish translation

uyumsuzluk
harmony
fit
adapt
compliance
cohesion
match
adjustment
adjust
adaptation
harmonisation
uyuşmazlığı
uyumsuzluğun
harmony
fit
adapt
compliance
cohesion
match
adjustment
adjust
adaptation
harmonisation
uyumsuzluğu
harmony
fit
adapt
compliance
cohesion
match
adjustment
adjust
adaptation
harmonisation
bir hata
mistake
error
wrong
fault
a bug
a flaw
failure
a glitch
slip

Examples of using Mismatch in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
In some cases, excessively high quality or a style mismatch may raise suspicion of plagiarism.
Bazı durumlarda, aşırı yüksek kalite veya stil uyuşmazlığı, intihal şüphesi doğurabilir.
If you look at the science, there is a mismatch between what science knows and what business does.
Eğer bilime bakarsanız, bilim dünyasının bildiği ile iş dünyasının yaptığı arasında uyumsuzluk var.
Ward, a respected fighter. You hope this mismatch doesn't hurt his confidence.
Adil olmayan bu eşleşme, Ward gibi saygın bir dövüşçünün kendine olan güvenini kırmamalı.
including mismatch repair, the timing of DNA replication,
bunlar arasından yanlış eşleşme tamiri, DNA ikileşmesinin zamanlaması
There's a mismatch here… and I'm gonna have to determine whether this is a problem
Burada bir uyumsuzluk var… ve şimdi bu bir problem mi değil mi ona bakalım…
So, if we repair this mismatch between science and business, if we bring our motivation,
Yani, eğer iş dünyasının yaptığı ile bilim dünyasının bildiği arasındaki bu uyumsuzluğu düzeltirsek, Eğer motivasyonumuzu, motivasyonla ilgili kavramlarımızı 21. yüzyıla taşırsak,
So, if we repair this mismatch between what science knows and what business does,
Yani, eğer iş dünyasının yaptığı ile bilim dünyasının bildiği arasındaki bu uyumsuzluğu düzeltirsek, Eğer motivasyonumuzu,
We can put our heads together-- Two mismatched partners off on a harebrained adventure.
Kafa kafaya verip iki uyumsuz ortak kuş beyinli bir maceraya çıkıyor.
Mismatched set.
Uyumsuz bir set.
Mismatched tires on your vehicle, which is nonexistent.
Olmayan arabandaki uyumsuz lastiklere de.
A mismatched buddy comedy?
Uyumsuz kankalar komedisi mi?
Just a bunch of nuts with paddles surrounded by mismatched furniture?
Uyumsuz mobilyaların etrafında toplanmış eli bayraklı bir sürü kaçık?
Mismatched, hung up in some peculiar way. Sometimes things written by hand.
Uyumsuz, Bazı şeyler elle yazılmış, garip bir şekilde asılmış oluyor.
Note the mismatched panels.
Uyumsuz panelleri not alın.
Weights. Mismatched set.
Ağırlıklar. Uyumsuz bir set.
Weights. Mismatched set.
Uyumsuz bir set. Ağırlıklar.
What's left of what you promised, my mismatched love?
Vaatlerinden geriye ne kaldı, benim uyumsuz aşkım?
I went shopping at Beverley's and bought mismatched cups to serve tea.
Bugün Beverleyse alışverişe gittim ve çay servis etmek için uyumsuz bardaklar satın aldım.
She's got to be pretty smart to put a hyperdrive together- with mismatched parts.
Birbirine uymayan parçalarla bir hipersürücü yapabiliyorsa oldukça akıllı olmalı.
She was wearing mismatched shoes.
Ayakkabılarını yanlış giymişti.
Results: 40, Time: 0.0529

Top dictionary queries

English - Turkish