SUSPECTING in Turkish translation

[sə'spektiŋ]
[sə'spektiŋ]
şüphelenmeye
to suspect
to doubt
suspicion
to be suspicious
şüphe
doubt
suspicion
indeed
surely
suspicious
verily
suspect
lo
skepticism
kuşkulanmıyor
şüpheleniyor
doubt
suspicion
indeed
surely
suspicious
verily
suspect
lo
skepticism
şüphelenmek
to suspect
to doubt
suspicion
to be suspicious
şüpheli
doubt
suspicion
indeed
surely
suspicious
verily
suspect
lo
skepticism
şüphelenmemizi
to suspect
to doubt
suspicion
to be suspicious
şüphesiyle
doubt
suspicion
indeed
surely
suspicious
verily
suspect
lo
skepticism
şüphelenmesini
to suspect
to doubt
suspicion
to be suspicious

Examples of using Suspecting in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
But there's no evidence suspecting him of anything.
Ama ondan şüphelenmemizi gerektiren bir kanıt yoktur diyeceğim.
Suspecting a physical root for his psychosis, I ordered an mri where it was determined.
Psikozunun sebebinin fiziksel bir olgu olabileceği şüphesiyle MR istedim.
Suspecting you would one day be yourself again.
Bir gün yeniden kendin olacağın şüpheli.
The police are suspecting that this woman is an accomplice.
Polis, bu kadının suç ortağı olmasından şüpheleniyor.
Suspecting everyone, everything.
Yani her şeyden, herkesten şüphelenmek.
And that's when a wife starts suspecting that… her husband is having an affair.
O zaman da kadın kocasının… durumundan şüphelenmeye başlar.
That won't stop him from suspecting me.
Öyle yaptık diye içindeki şüphe yok olmaz.
And don't talk like a crazy, suspecting woman.
Böyle delice konuşma, şüpheli olma.
Suspecting that I am Kira Besides I is already.
Ayrıca, L zaten… benim Kira olduğumdan şüpheleniyor.
How far? How far do you intend to go on suspecting me?
Ne kadar? Daha ne kadar benden şüphelenmek niyetindesin?
They were going to invite you until they started suspecting you were a vampire.
Sizi de davet edeceklerdi ama vampir olduğunuzdan şüphelenmeye başladılar.
We do not want Rodney suspecting you're being monitored.
Rodneyin senin izlendiğine şüphe etmesini istemiyoruz.
Jae-hui keeps suspecting you and me anyway.
Jae-hui zaten senden ve benden şüpheleniyor.
Looks like Brava went past suspecting you.
Görünen o ki, Brava sizden şüphelenmeye başlamıştı.
MOM My mom's suspecting me.
ANNEM Annem benden şüpheleniyor.
Sami started suspecting Layla was seeing other men.
Sami, Leylanın başka erkeklerle görüşüyor olduğundan şüphelenmeye başladı.
I started suspecting something was wrong the minute we got on the tram.
Tramvaya bindiğimiz sırada bir şeylerin ters gitmesi üzerine şüphelenmeye başladım.
If you come forward, they will start suspecting you as well.
Eğer söylersen, senden de şüphelenmeye başlarlar.
The boy, who thinks you're his life savior, seems to have started suspecting you.
Hayatının kurtarıcısı olduğunu sanan çocuk senden şüphelenmeye başlamış görünüyor.
Seems to have started suspecting you. The boy, who thinks you're his life savior.
Hayatının kurtarıcısı olduğunu sanan çocuk senden şüphelenmeye başlamış görünüyor.
Results: 141, Time: 0.0652

Top dictionary queries

English - Turkish