UNTIL RECENTLY in Turkish translation

[ʌn'til 'riːsntli]
[ʌn'til 'riːsntli]
yakın zamana kadar
until recently
son zamanlara kadar
kısa süre öncesine kadar
günümüze kadar
days
kısa bir zamana kadar
yakın zaman kadar
until recently
son zamana kadar
yakın zamana kadardı
until recently
yakin zamana kadar
ta ki geçenlerde
kısa zaman öncesine kadar

Examples of using Until recently in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Until recently your lifestyle of choice was self-exile.
Şu zamana kadar yaşam biçimin tam bir sürgündü.
Traveled a lot until recently.
Yakın zamana kadar çok geziyordu.
Well you weren't into art until recently.
Şu kısa zaman kadar kadar resimle de ilgili değildin.
Your Majesty, until recently, my brother was in the employ of the duke of Sandringham.
Majesteleri kardeşim bu zamana dek Sandringham dükü adına çalışıyordu.
Until recently, I wasn't sure what he meant by that.
Bu zamana kadar ne demek istediğini anlayamamıştım.
Until recently, a dismally unsuccessful one.
Kısa zamana kadar, berbat bir tanesiydim.
I never-- never realized how fragile until recently.
Son zamana kadar ne kadar kırılgan olduğunu anlamamıştım.
Up until recently, my life was pretty good.
Aslında son günlere kadar hayatım oldukça iyiydi.
Until recently, I found myself crying for no reason at all.
Kısa bir süre önce, sebepsizce, kendimi ağlarken bulur oldum.
The paw has been buried in the sand until recently and protected from erosion.
Pençe, uzun zamandır kuma gömülüydü ve aşınmaktan korundu.
Until recently.
I make my living writing and, until recently, teaching literature.
Ben hayatımı yazarak ve, yakın bir zamana kadar, edebiyat öğreterek kazanıyorum.
Interpol until recently.
Yakın zamana dek Interpoldeydim.
I didn't even know she was dead until recently.
Kısa bir süre öncesine kadar, öldüğünü bile bilmiyordum.
Until recently, Head of Counter-Terrorism for Her Majesty's Security Service.
Son zamanlarda, Majestelerinin Güvenlik Servisi için Anti-Terör Başkanı.
And until recently, the place I came to cry.
Ve son zamanlarda ağlamaya geldiğim yer.
I didn't even know who you were Until recently.
Bu zamana kadar kim olduğunu bile bilmiyordum.
Until recently.
Yakın zamana dek.
Until recently, I had a weekly column in New York.
Kısa bir süre öncesine kadar, haftalık bir köşe yazım vardı.
Neither did I until recently.
Yakın bir zaman kadar ben de bilmiyordum.
Results: 391, Time: 0.0594

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish