UNTIL WE KNOW in Turkish translation

[ʌn'til wiː nəʊ]
[ʌn'til wiː nəʊ]
öğrenene kadar
until we know
find out
until you learn
until we figure out
öğrenene dek
until we know
until i found out
until you learn
until we figure out
bilene kadar
bilmeden
to know
öğrenmeden
to know
to learn
to find out
emin olana kadar
bilmeden kanıtı onlara veremeyiz
biz öğrenene kadar
until we know
anlayana dek
until we figure out
before you realized
until you understand
until we know
until i found
haber alana kadar

Examples of using Until we know in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Yeah, no use upsetting her until we know.
Evet, Biz öğrenene kadar onu korkutmanın yararı yok.
We can't trust them with the proof until we know who's involved.- Sir.
Kimin karıştığını bilmeden kanıtı… onlara veremeyiz.- Efendim.
At least until we know we're alone. Okay?
En azından yalnız olduğumuzdan emin olana kadar. Tamam mı?
Until we know who the Wasser Zahne is, we can't make a connection.
Wasser Zahnenin kim olduğunu bilmeden, bağlantı kuramayız.
Until we know every single detail. I will fight until we know the truth.
Tek ayrıntıyı bile bilene kadar. Gerçeği bilene kadar savaşacağım.
Until we know Will is okay, no one leaves.
Willden iyi haber alana kadar kimse çıkmayacak.
And we can't cure the stigma until we know the truth.
Ve gerçeği öğrenene dek stigmayı tedavi edemeyiz.
Yeah, no use upsetting her until we know.
Evet, biz öğrenene kadar keyfini bozmak yok.
Not until we know what they're up to.
Neyin peşinde olduklarını öğrenmeden olmaz.
No. Not until we know where she is.
Kızımın nerede olduğunu bilmeden olmaz.
At least until we know we're alone.
En azından yalnız olduğumuzdan emin olana kadar.
Not until we know what's going on.
Neler olduğunu anlamadan olmaz.
Sir.- We can't trust them with the proof until we know who's involved.
Efendim.- Kimin karıştığını bilmeden kanıtı… onlara veremeyiz.
We may have to import drugs from abroad until we know what we're dealing with.
Ne ile uğraştığımızı öğrenene dek yurt dışından ilaç getirtmek zorunda kalabiliriz.
Look, no one will move until we know the truth.
Bak, hiç kimse gerçeği öğrenmeden bir yere kımıldamayacak.
Until we know who's involved. Sir? We can't trust them with the proof.
Efendim.- Kimin karıştığını bilmeden kanıtı… onlara veremeyiz.
We can't trust them with the proof until we know who's involved.- Sir.
Efendim.- Kimin karıştığını bilmeden kanıtı… onlara veremeyiz.
We're not going to do anything until we know exactly what's going on.
Tam olarak ne olduğunu anlamadan hiçbir şey yapmıyoruz.
I'm not joking. Until we know What killed him, None of us is safe.
Yapmıyorum. Onu öldüreni öğrenene dek kimse güvende değil.
But don't kill Malcolm until we know Rachel's safe.
Fakat Rachelın güvende olduğunu öğrenmeden Malcolmu öldürme.
Results: 424, Time: 0.0688

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish