YOUR INTELLIGENCE in Turkish translation

[jɔːr in'telidʒəns]
[jɔːr in'telidʒəns]
senin zekana
sizin istihbarat
zekânızın ve başarılarınızın farkındayız ama burada zirveye ulaşmak istiyorsanız size
niyetim zekanı
aklını
mental
mind
psychiatric
wisdom
sense
head
intellect
psych
think
intelligence
senin zekan

Examples of using Your intelligence in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I fostered your intelligence, your spirit.
Senin zekanı ve ruhunu besledim.
Please, Ms. Castle I have never insulted your intelligence, don't insult mine.
Lütfen Bayan Castle ben sizin zekanızı aşağılamadım, siz de benimkini aşağılamayın.
And your intelligence.
Ve o zekan.
Your intelligence seduces me.
O zekan beni baştan çıkarıyor.
We didn't insult your intelligence. Don't insult ours.
Biz sizin zekânıza hakaret etmedik… siz de bizimkine etmeyin.
Don't insult ours. We didn't insult your intelligence.
Siz de bizimkini aşağılamayın. Zekanızı aşağılamadık..
Because it insults your intelligence. Why?
Çünkü kendi zekâna hakaret ediyorsun!- Neden?
Because it insults your intelligence. Why?
Neden?- Çünkü kendi zekâna hakaret ediyorsun!
Your intelligence is far inferior to ours.
Zekân bizimkinden çok daha aşağıda.
Your intelligence is far inferior to ours.
Kişisel zekadır bizimkine çok daha aşağı.
It's an insult to your intelligence.
Sizin zekânıza hakaret.
And that's not to insult your intelligence, young lady.
Hakaret değil, hanım efendi. Ve bu zekanıza.
Your intelligence, young lady. And that's not to insult.
Zekanı aşağılamak için… söylemiyorum genç hanım.
Your intelligence, young lady. And that's not to insult.
Hakaret değil, hanım efendi. Ve bu zekanıza.
Sometimes I doubt your intelligence.
Bazen zekandan şüphe ediyorum.
Then perhaps your intelligence wasn't so great.
Belki de zekanız o kadar iyi değildi.
Your intelligence?
Zeka mı?
Look, Your intelligence resonates like the echo of a seashell.
Bakın, Sizin zekanız tıpkı denizkabuğu sesi gibi yankı yapıyor.
Your intelligence?
Sizin istihbaratınızı mı?
Your intelligence on where his bodies are buried?
Cesetlerini nereye gömdüğü ile ilgili istihbaratın.
Results: 69, Time: 0.0532

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish