KONUDA in English translation

about
hakkında
ilgili
üzere
yaklaşık
peki
şey
konuda
hakkımda
alakalı
bahset
matter
fark
var
mühim
önemli
madde
meselesi
konuyu
sorun
maddenin
olursa olsun
have
var
sahip
hiç
daha
beri
zaten
yok
üzerinde
ilgili
zaman
subject
denek
konu
özne
şahıs
kişi
ders
maruz
things
şey
birşey
olay
bir sey
şu
şeyi
meselesi
issue
konu
problem
ilgili
sorun
meselesi
sorununu
sayısı
sayı
point
konu
puan
işaret
demek
noktası
anlamı
amacı
önemli
sayı
mesele
regard
saygı
ilgili
konuda
kabul
olarak
hürmet
hakkında
hususunda
topic
konu
başlık
thing
şey
birşey
olay
bir sey
şu
şeyi
meselesi
has
var
sahip
hiç
daha
beri
zaten
yok
üzerinde
ilgili
zaman
matters
fark
var
mühim
önemli
madde
meselesi
konuyu
sorun
maddenin
olursa olsun
had
var
sahip
hiç
daha
beri
zaten
yok
üzerinde
ilgili
zaman
regarding
saygı
ilgili
konuda
kabul
olarak
hürmet
hakkında
hususunda
subjects
denek
konu
özne
şahıs
kişi
ders
maruz
issues
konu
problem
ilgili
sorun
meselesi
sorununu
sayısı
sayı
topics
konu
başlık

Examples of using Konuda in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Oraya gidemem. Bu konuda daha fazla haber yapma dediler.
I can't go there. I have been told not to do any more stories on this.
En iyi cümlelerinizle bu konuda bir kısa yazı yazın.
In your best words, I want you to write a short essay on this topic.
Bu konuda FBIdan kimle konuşabilirsin?
Who can you talk to that has an in at the Bureau?
Başbakana pek çok konuda öğüt veriyorum ve benim öğütlerim gizli kalır.
I advise the Prime Minister on many matters, and my advice is confidential.
Bu konuda sizin bazı yardımlarınız olur diye umuyordum.
I was hoping you may be of some help in that regard.
Eklemeden önce bu konuda sizinle konuşmak istedim Bayan Hinomoto.
I wanted to speak with you on that point before adding it in, Ms. Hinomoto.
Bu konuda bir sorunu olacağını sanmam. Eğer sınavı geçtilerse.
I don't think he will have a problem with that. If they have passed the exam.
Linda bu konuda yemin ediyor, değil mi Linda?
Linda swears by this thing, don't you, Linda?
Hiçbirşey söylemiyorlar. Uzun zamandır bana bu konuda.
A lot of the time now they don't tell me these things.
Ne yazık ki o konuda bir kitabımız yok.
I'm afraid we don't have any books available on that particular topic.
Yargıtay bu konuda konuştu.- Hayır.
No. The Supreme Court has spoken to this.
Kendisi bu konuda benden çok daha tecrübelidir.
His experience in these matters is far greater than mine. Yes.
Sanırım bu konuda yasalar oldukça açık, değil mi?
I think the law is quite clear on this point, don't you?
Şey, bence o konuda aramızdaki… dengeyi çok iyi kuruyorum.
Well, I think I balance the two of us out very nicely in that regard.
Doğrusu bu konuda pek iyi sayılmaz.
The thing is, he's not very good at it.
Bu konuda yirmi yıl konuşmadım. Gerçek beni.
The real… me. I have been silent for 20 years.
Anson Gephardt absürt bir şekilde bu konuda güvenilirlik kazandı.
Anson Gephardt has absurdly bought himself a great deal of credibility on this topic.
Tamam, deneyelim ama bana iki konuda söz vermelisin.
But you have gotta promise me two things.-Okay, we will try.
Asla o konuda bir firkim.
I never had any idea.
Bu konuda doktor ne dedi?
What has the doctor to say about this?
Results: 23793, Time: 0.0401

Konuda in different Languages

Top dictionary queries

Turkish - English