BASED ON in Turkish translation

[beist ɒn]
[beist ɒn]
dayanarak
based on
on the basis
vested
i can
dayalı
based on
transactional
dayanan
based on
dating back
relies on
can
last
going back
stand up
bears
üzerine
and
on top
then
put
on him
on it
so
on my
based on
bağlı
bond
connection
link
connective
vineyard
ligature
ligament
attachment
ties
bound
baz
base
basis
the cell towers
temel alınarak
based on
tabanlı
base
floor
bottom
sole
grassroots
plantar

Examples of using Based on in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
A combined theory based on multiple deficits may prove to be more useful.
Karşılaşılan bozuklukların çoğu üzerine kurulmuş birleşik bir teori daha yararlı olabilir.
An organic system based on sulphur instead of carbon.
Karbon yerine sülfür bazlı bir organik sistem.
I think they were happy. Even if it was based on lies.
Bu mutluluk yalanlar üzerine kurulmuş olsa bile.
He had a funny little idea about starting a country based on freedom.
Özgürlük üzerine kurulmuş bir ülke kurmaya dair ufacık bir fikri vardı.
Based on keeping products valuable.
Ürünleri değerli tutmaya dayalıdır.
And a whole range of creatures have skeletons like this, based on chitin.
Ve yaratığı çevreleyen kitin bazlı bir iskeleti olur.
it's 100 percent based on non-linearity.
yüzde 100 doğrusal olmamaya dayalıdır.
Beth, I don't think your decision should be based on politics.
Beth, kararının politika bazlı olmaması gerektiğini düşünüyorum.
There they continued an economy based on managing herds of cattle, sheep, and goats.
Afanasevo ekonomisi sığır, koyun ve keçi yetiştirmek üzerine kuruluydu.
All based on trust.
Her şey güven üzerine kuruluydu.
I believe women vote based on emotion.
Bence kadınlar duygu bazlı oy veriyor.
My whole thing was based on you having kids!
Bütün planım çocukların olması üzerine kuruluydu!
It's a cult… a religion based on the idea of racial purity.
Bir tür kült. lrksal saflık fikri üzerine kurulmuş bir din.
Based on your expert opinion?
Uzman görüşüne dayanarak mı?
Based on this bitch's lies?
Bu kaltağa dayanarak mı?
I made one decision in my life based on money.
Hayatimda paraya dayali bir tek karar aldim.
Based on the dubious testimony of a confessed killer?
Bir katilin şüpheli ifadesine dayanarak mı?
San Francisco PD's putting together a task force based on what we do.
San Francisco bizim yaptıklarımıza istinaden bir polis gücü kuruyor.
So, you took Talan Gwynek into custody based on her description?
Siz de Talan Gwyneki onun açıklamalarına dayanarak mı gözaltına aldınız?
Unfortunately, I cannot authorize an $800 test based on intuition.
Yazık ki, sezgilerinize güvenerek 800 dolarlık bir testi onaylayamam.
Results: 2450, Time: 0.0752

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish