BE BORING in Turkish translation

[biː 'bɔːriŋ]
[biː 'bɔːriŋ]
sıkıcı
dull
tedious
lame
dreary
tiresome
stuffy
boring-ass
drab
boring
annoying
sikici
fucker
boring
dull
tedious
shafter
shit
oh

Examples of using Be boring in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Me and you will never be boring.
Sen ve ben, asla sıkıcı olmayacağız.
No.'Cause that would be boring.
Hayır; çünkü o zaman çok sıkıcı olurdu.
It will be boring for Hasegawa without Jun-shik Kim.
Jun-shik Kim olmadan Hasegawa için çok sıkıcı bir Olimpiyat olacaktır.
Cause that would be boring. No.
Hayır, çünkü çok sıkıcı olurdu.
Cause that would be boring. No.
Hayır; çünkü o zaman çok sıkıcı olurdu.
No. Cause that would be boring.
Hayır. Çünkü ozaman çok sıkıcı olurdu.
No. Cause that would be boring.
Hayır, çünkü çok sıkıcı olurdu.
we will never be boring.
biz asla sıkıcı olmayacağız.
Αlone in new city can be boring.
Yeni bir şehirde yalnız olmak çok sıkıcı olabiliyor.
No. then she's gonna be boring. And if you really are basing a character on me,- No?
Hayır ve karakterinin temelini benden alırsan çok sıkıcı biri olacaktır.- Değil mi?
And be boring and lame when we reach our late 30s There will be plenty of time to wear rings and we're boring
Daha önümüzde sıkıcı ve uyuz olmak için uzun bir süre var,… 30larımızın sonlarına yaklaştığımızda zaten sıkıcı
And no hoUse spirits, and no God, that's for certain. It MUst be boring, too, all those laws, triangles.
Yine de sıkıcı olmalı tüm bu kanunlar, üçgenler,… ruhu olmayan evler ve kesinlikle Tanrısızlık.
It must be boring, too, all those laws,
Yine de sıkıcı olmalı tüm bu kanunlar,
There will be pretty of time to wear rings and be boring and lame when we reach late 30s and be boring and lame anyway.
Daha önümüzde sıkıcı ve uyuz olmak için uzun bir süre var, 30larımızın sonlarına yaklaştığımızda zaten sıkıcı ve uyuz olacağız.
There will be plenty of time to wear rings and be boring and lame when we reach our late 30s and be boring and lame anyway.
Daha önümüzde sıkıcı ve uyuz olmak için uzun bir süre var,… 30larımızın sonlarına yaklaştığımızda zaten sıkıcı ve uyuz olacağız.
When we reach our late 30s and be boring and lame anyway. There will be plenty of time to wear rings and be boring and lame.
Daha önümüzde sıkıcı ve uyuz olmak için uzun bir süre var,… 30larımızın sonlarına yaklaştığımızda zaten sıkıcı ve uyuz olacağız.
When we reach late 30s and be boring and lame anyway. There will be pretty of time to wear rings and be boring and lame.
Daha önümüzde sıkıcı ve uyuz olmak için uzun bir süre var,… 30larımızın sonlarına yaklaştığımızda zaten sıkıcı ve uyuz olacağız.
But I promise it won't be boring. I don't know where I'm going from here, Or perhaps even more apropos are the immortal words of David Bowie.
Ama belki David Bowienin ölümsüz sözleri konumuza daha uygun düşer…'' Buradan sonra nereye gideceğimi bilmiyorum ama inan ki sıkıcı olmayacak.
Or perhaps even more apropos are the immortal words of David Bowie, but I promise it won't be boring. I don't know where I'm going from here.
Ama belki David Bowienin ölümsüz sözleri konumuza daha uygun düşer…'' Buradan sonra nereye gideceğimi bilmiyorum ama inan ki sıkıcı olmayacak.
I would have to hike alone and that would be boring. If you two fall ill.
Tek başıma yürümek zorunda kalırım ve çok sıkıcı olur. Siz hasta olursanız.
Results: 102, Time: 0.0442

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish