BORDERLINE in Turkish translation

['bɔːdəlain]
['bɔːdəlain]
sınır
border
boundary
limit
frontier
line
perimeter
borderline
demarcation
fringe
no bounds
borderline
sınırda
border
boundary
limit
frontier
line
perimeter
borderline
demarcation
fringe
no bounds
çizgi
line
graphic
cartoon
comic
dash
streak
toon
stripes
animated
sınırında
border
boundary
limit
frontier
line
perimeter
borderline
demarcation
fringe
no bounds
sınırdan
border
boundary
limit
frontier
line
perimeter
borderline
demarcation
fringe
no bounds

Examples of using Borderline in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Borderline. BP
Sınırda. Kan basıncı
Borderline schizophrenic.
Şizofreni sınırında.
Honestly, borderline volcanic.- How volatile?
Nasıl geçici?- Doğrusu, volkanik sınır.
Borderline personality disorder.
Adı Borderline Kişilik Bozukluğu.
FAST scan revealed blood pooling behind his liver. Pressure's borderline.
Tansiyon sınırda. FAST taramalarına göre karaciğer arkasında kan birikiyor.
The doctor always said you were borderline artistic.
Doktor her zaman senin sanatçılığın sınırında olduğunu söylerlerdi.
Adhd, borderline personality. defiant oppositional disorder, you know, attachment disorder.
Bağlanma bozukluğu, dikkat eksikliği, sınır kişilik bozukluğu. aksilik hastalığı.
This is Agent Borderline.
bu da Ajan Borderline.
The immunoglobulin E-level's borderline.
Immunglobülin E seviyesi sınırda.
This guy is borderline genius.
Bu adam dahilik sınırında.
Against schizophrenia and borderline. Yes, it is an antipsychotic drug.
Zotepin mi? Evet, antipsikotik bir ilaç… şizofreni ve'' borderline rahatsızlıklarında kullanılıyor.
The immunoglobulin E-level's borderline.
Immunglobulin E seviyesi sınırda.
And he thinks she has borderline personality disorder.
Annenin kişilik bozukluğunun sınırında olduğunu düşünüyor.
In one instant her behaviors turned from charming to borderline hysteric.
Bir saniye içinde davranışları çekiciden borderline histerikliğine dönüşüyordu.
Okay. So, your blood pressure's borderline again today.
Tamam. Tansiyonunuz bugün yine sınırda.
If not borderline impossible. I am just saying, the yield calculations can be extremely tricky.
Tek söylediğim, verim hesaplamaları çok zordur, hatta imkânsızlık sınırında.
Your blood pressure's borderline again today.- Okay.
Tamam. Tansiyonunuz bugün yine sınırda.
I am just saying, the yield calculations can be extremely tricky if not borderline impossible.
Tek söylediğim, verim hesaplamaları çok zordur, hatta imkânsızlık sınırında.
The yield calculations can be extremely tricky I am just saying… if not borderline impossible.
Tek söylediğim, verim hesaplamaları çok zordur, hatta imkânsızlık sınırında.
Creationist and I am a borderline racist. We have established that you're not a.
Yaratılışçı olmadığını… ve benim ırkçılığın sınırında olduğumu öğrendik.
Results: 211, Time: 0.0868

Top dictionary queries

English - Turkish