DRINKING ALONE in Turkish translation

['driŋkiŋ ə'ləʊn]
['driŋkiŋ ə'ləʊn]
yalnız içmek
to drink alone
tek başına içmek
yalnız başıma içmeyi
yalnız içmekten
to drink alone
yalnız içiyorsun
drank alone
tek başına içki

Examples of using Drinking alone in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
You know, drinking alone is like dancing alone..
Tek başına içmek, tek başına dans etmek gibidir, biliyorsun.
I hate drinking alone.
Ben yalnız içme nefret ederim.
Oh, come on. I feel weird drinking alone.
Yapma ya, tek başıma içmek tuhaf geliyor.
Hate drinking alone.
Tek başıma içmeyi sevmem.
I hate drinking alone.
Yalnız içmeyi hiç sevmiyorum.
The only thing worse than drinking alone is not drinking..
Yalnız başına içmekten daha kötü olan tek şey hiç içmemektir..
Another night of drinking alone and I was going to kill myself!
Bir gece daha yalnız başıma içseydim kendimi öldürecektim!
They say once you start drinking alone, you're an alcoholic.
Yalnız başına içmeye başladıysan alkoliksin, derler.
They say once you start drinking alone, you're an alcoholic.
Tek başına içmeye başladıysan alkoliksin, derler.
Except for drinking alone.
Yalnız içmenin haricinde.
I hate drinking alone.
Tek başıma içmekten nefret ederim.
Why did you go out drinking alone when you got such great company here?
Neden sana eşlik edebilecek harika biri varken tek başına içmeyi tercih ettin?
I needed a nightcap, and I hate drinking alone.
Bir gece içkisine ihtiyacım vardı ve yalnız başına içmekten nefret ederim.
Nothing worse than a beautiful woman drinking alone.
Hiç birşey, güzel bir bayanın yalnız içmesinden daha kötü değildir.
So that's my excuse for drinking alone on Christmas.
Bu benim yılbaşında yalnız içmemin sebebi.
I'm not the one drinking alone with my dog.
Köpeğimle tek başıma içen ben değilim.
Already drinking alone?
Halen yalnız mı içiyorsun?
Last night, he just looked like… a guy drinking alone in a bar.
Dün gece bir barda tek başına içen bir adama benziyordu.
She ran up a hefty bill for someone drinking alone.
Yalnız içen biri için fazla ödemiş.
You look miserable drinking alone!
Yalnız içerken biçare görünüyorsunuz!
Results: 85, Time: 0.0578

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish