EXISTENTIAL in Turkish translation

varoluş
existence
existential
exists
raison
very
varoluşsal
existence
existential
exists
raison
very
varoluşla
existence
existential
exists
raison
very

Examples of using Existential in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
It's an existential crisis!
Bu bir varoluş krizi!
I guess I consider myself an existential absurdist.
Varoluşçu absürdistim diyebilirim sanırım.
Do we really have to answer every existential question about our lives right now?
Hayatımızdaki tüm varoluşçu sorulara cevap bulmamız şart mı?
Side effects may include dry mouth, hallucinations, existential dread.
Ağızda kuruluk, halüsinasyon ve varoluşçu korku gibi yan etkileri olabilir.
If the other partners think this is an existential threat… Is it?
Eğer diğer ortaklar bunun bir varoluşsal bir kriz olduğunu düşünürse?
If it were an existential crisis.
Belki de hastalıklı bir varoluşsal krizden ibarettir.
An existential crisis after all. The killer's having.
Katil bir varoluşsal kriz yaşamış.
Her clients are named after existential philosophers.
Müşterilerine varoluşçu filozofların isimlerini vermiş.
all I got was… existential angst.
tüm alabildigim varolussal endiseler oldu.
No, it's just… Because you said existential.
Hayır, sadece varoluşçuluk dediniz de.
I'm what you would call a teleological existential atheist.
Sanırım bana teolojik varoluşçu ateist diyebilirsin.
Very existential.
Çok varoluşçu.
This is more like a existential thing?
Bu, daha çok bir varoluş sorunu?
My head hurts when you get all existential and shit. Oh, boy.
Ah, oğlum. Başım döndüğünde başım ağrıyor tüm varoluşçular ve boklar.
Oh, boy. My head hurts when you get all existential and shit.
Ah, oğlum. Başım döndüğünde başım ağrıyor tüm varoluşçular ve boklar.
A teleological existential atheist. I'm what you would call.
Ateist diyebilirsin. Sanırım bana teolojik varoluşçu.
I'm what you would call a teleological existential atheist.
Ateist diyebilirsin. Sanırım bana teolojik varoluşçu.
A teleological existential atheist. I'm what you would call.
Sanırım bana teolojik varoluşçu ateist diyebilirsin.
Frankly I kind of miss, you know, the existential cinema.
Dürüst olmak gerekirse… varoluşçu sinemayı özlüyorum.
We are at serious existential risk. As a species on a single planet.
Tek gezegendeki bir tür olarak ciddi bir varoluşsal risk altındayız.
Results: 244, Time: 0.0438

Top dictionary queries

English - Turkish